Kablosuz Yaşam - 1

DOSYA

Kablosuz Yaşam - 1

Epey bir süredir konuşulan ve korkulan bir konu var, Wİ-Fİ ve Cep telefonları insan vücuduna zararlı mı ve kanser yapar mı? Net bir soru ve net bir korku. Aşağıda yazılanları dikkatlice okuduğunuzda bu korkularınıza tatmin edici cevaplar bulacaksınız.




Her gün RADYSASYON alıyoruz. Her gün, dünyada var olan her şeyden dolayı enerji yansımalarına maruz kalıyoruz. Hani hep korkarlar ya Radyasyondan. 

Ben size söyleyeyim, hep başımıza radyasyon yağıyor, hem de dünya kurulduğu günden beri. Radyasyonu hep kötü anlamda alırsanız felaket bir şey bu radyasyon. 

Oysa Radyasyon ışıma demek. 

Güneş de bir radyasyon, hem de ona maruz kalmadan yaşamak ölmemize sebep olur. Işımadaki o mucizevi enerji bizi yaşatıyor. Hayatın kendisi zaten ENERJİ üzerine kurulmuş bir denklem. 

Burada esas sorun, hangi radyasyon türlerinin yaşatıcı, hangilerinin öldürücü olduğunu bilmemek. 

Yerküre 25-65µT arasında statik manyetik alan ile çevrelenmiştir (Feychting, 2005). Buna, binlerce kilometre elektrik ileti donanımına sahip olan insan vücudunu eklersek, hayatın kendışınin bir enerji uyumu ile devam ettiğini söyleyebiliriz.

Epey bir süredir konuşulan ve korkulan bir konu var, Wİ-Fİ (vayfay diye okunuyor) ve Cep telefonları insan vücuduna zararlı mı ve kanser yapar mı? Net bir soru ve net bir korku. Aşağıda yazılanları dikkatlice okuduğunuzda bu korkularınıza tatmin edici cevaplar bulacaksınız.

Önce nedir bu Wİ-Fİ onu kısaca tanıyalım.

Wi-Fi nin açılımı İngilizce olarak wireless fidelity anlamındadır ve kablosuz bağlantı alanıdır.  wi-fi açılımından da anlaşılacağı gibi  wi-fi sinyal alanıdır ve bu alanda bulunan tablet, telefon, akıllı saat, ses oynatıcıları, televizyon, oyun konsolu ve benzeri cihazlarla internete kablosuz erişebilirsiniz.

Bunlardan en yaygın olarak kullanılanı 802.11b’dir ve 2.4Ghz’lik yayılma aralığına sahiptir. Şimdi 5.0 Ghz lik daha gelişmiş ve işlem hacimli modeller de kullanılıyor. 802.11b rakamı tamamen teknik sınıflamadan kaynaklanmaktadır. Bu teknik özellikler yazı konumuzun dışında olduğu için bu kadar bilgi vermekle yetineceğiz.

Günlük hayatta evlerde ve iş yerlerinde kullanılan tüm elektrikli cihazlar, cep telefonları, baz istasyonları, yüksek gerilim hatları, trafolar, tv ve radyo vericileri, radar sistemleri, mikro dalga fırınlar, hastanelerde kullanılan manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve diatermi üniteleri, telsiz telefonlar, blootooth kulaklıklar, uydu antenler vs. 

Bütün bunlar elektromanyetik dalgalar yani RADYASYON yayarak çalışan aygıtlardır. Bu kaynaklar, elektromanyetik ışımanın iyonlaştırıcı olmayan (noniyonize) radyasyon bölümünü oluşturur. Diğer bir bölüm de iyonize olan, yani iyonlaştıran ışıma yapan radyasyondur. 

Bunlar konumuz dışı olmakla birlikte röntgen (X) ışınları, gama ışınları ve kozmik ışınlar olarak tanımlanır. Esas tehlikeli olan ışınımlar bunlardır.

İyonlaştırıcı elektromanyetik (EM) ışınlar, hücrelerdeki molekülleri bir arada tutan atomik bağları iyonlaştıran yani ayrıştıran, atomun yapışını bozan ve bu yollar hücre çekirdeğinde bulunan DNA sarmalındaki kromozom dizilimlerinde anormallikler meydana getiren, bu yolla kanserli hücreler üreten enerji ışınlarıdır.

İyonlaştırıcı olmayan elektromanyetik ışınlar, atomik bağları kırmak için gerekli enerjiye sahip olmayan enerji dalgalarıdır. Bunlar görünür ışık, kızıl ötesi ışık, mor ötesi ışık, radyo dalgaları, mikrodalgalar, cep telefonları, baz istasyonları ve yukarıda örneklerini saydığımız elektrikle çalışan tüm aletlerdir.

Önce şu teknik bilgiyi verelim. Tüm elektrik ile çalışan aletler, elektromanyetik spektrum yayan ışınlar, bir elektrik alan ve manyetik alan oluştururlar. Elektrik alan şiddeti volt/metre ile ölçülür. Birimi volttur. Oluşan manyetik alan şiddeti Amper/metre ile ölçülür. Birimi mikro veya militesla’dır.

Elektromanyetik spektrum yani ışımanın dalga boyu ve titreşim sıklığı (frekansı) , onun gücünü gösterir. Geniş dalga boylu yavaş titreşimli (düşük frekanslı) radyasyon ışınlarının gücü azdır. Dar dalga boylu ve yüksek frekanslı ışınlar ise kuvvetlidir ve atomun içeriğine etki ederek hücresel değişimlere yol açarlar.

Gamma ışınları: 0,01 nanometreden daha küçük dalga boylu ışınlar olup bir atom çekirdeğinin çapından daha küçük dalga boylu dalgalar içerirler. Elektromanyetik spektrum içinde en yüksek enerjili ve frekanslı bölgede yer alırlar. Canlılarda hücrelerde zararlı değişiklikler yapan ışınlardır.

X ışınları: 0.01 ile 10 nanometre arasında dalga boyuna sahip ışınlardır (bir atomun boyu kadar). Bunlar da canlı hücrelerde hasar yaparlar.

Morötesi (UV) radyasyon: 10 ile 310 nanometre arasında dalga boyuna sahip ışınlardır (yaklaşık olarak bir virüs boyutunda). A, B ve C olmak üzere üç kısımda incelenirler. Kısa dalga boylu morötesi ışınlar zararlı olabilirler. 

Görünür ışık: 400 ile 700 nanometre dalga boyları arasındaki ışınları kapsar. Elektromanyetik spektrumun bu bölümü insan gözü ile görülebilir. Bu bölümde mor ile başlayan ve kırmızıyla biten renkler vardır. 

Kızılötesi (IR) radyasyon: 710 nanometreden 1 milimetre arası dalga boylarına sahip ışınları kapsar. 

Mikrodalga radyasyonu: 1 mm ile 1 metre arası dalga boylarına sahip ışınları kapsar. Radarlarda kullanılan çok kısa dalga boyuna sahip radyo dalgalarıdır. Mikrodalga fırınlarda ve kablo gerektirmeyen uzak mesafe iletişimlerde kullanılır. 

Radyo dalgaları: 1 milimetreden uzun dalgalardır. En uzun dalga boyuna sahip olduklarından en düşük enerjiye ve sıcaklığa da sahipler.Telefon, televizyon ve radyoda bağlantı kablosu gerektirmeden kullanımı sağlar. Dikkat ederseniz cep telefonları,  wi-fi aletleri,baz istasyonları radyo dalgaları kategorisinde bulunuyor.

Elektromanyetik alanlara maruziyette sınır değerlerin belirlenmesinde İnternational Commission of Non-İonizing Radiation Protection / Uluslar arası İyonlaştırıcı olmayan Radyasyon Koruma Komitesi kurulmuştur. Bilimsel çalışmalar, iyonlaştırma yapmayan ışıma için insan sağlığına zarar verebilecek değeri 2.000 Volt/metre olarak belirlemiştir.

Riskten sakınmanın etkin bir yolu cep telefonu ile kafa arasındaki mesafeyi arttıracak biçimde, örneğin, telefonda ahizesiz konuşma özelliği, araç kiti veya kulaklık ile görüşmeyi bu yollarla gerçekleştirmek, aksi halde cep telefonu ile uzun süreli konuşmalardan mümkün olduğu kadar kaçınmaktır. Kablosuz Yaşam - 2
Riskten sakınmanın etkin bir yolu cep telefonu ile kafa arasındaki mesafeyi arttıracak biçimde, örneğin, telefonda ahizesiz konuşma özelliği, araç kiti veya kulaklık ile görüşmeyi bu yollarla gerçekleştirmek, aksi halde cep telefonu ile uzun süreli konuşmalardan mümkün olduğu kadar kaçınmaktır.
Yeşil telekomünikasyonun temel amacı, özellikle cep telefonlarının bir parçası olan radyo temelli mobil telekomünikasyon sistemlerinin, performans ve kalitesinden bir ödün vermeksizin, çok daha az enerji ile çalışabilmelerini sağlayacak yeni teknik ve teknolojilerin geliştirilmesidir. Kablosuz Yaşam - 3
Yeşil telekomünikasyonun temel amacı, özellikle cep telefonlarının bir parçası olan radyo temelli mobil telekomünikasyon sistemlerinin, performans ve kalitesinden bir ödün vermeksizin, çok daha az enerji ile çalışabilmelerini sağlayacak yeni teknik ve teknolojilerin geliştirilmesidir.




Bu haber 16.1.2020 00:34:13 tarihinde eklenmiştir.





Ecz. Ali Murat DUMAN Ecz. Ali Murat DUMAN tarafından hazırlanmıştır.


Haber Kaynağı : Özel Haber

Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Gazze'de Hastalar Ölüme Terk Ediliyor

  • Musa Akan'dan Haklı Çıkış

  • Spor Yaparken Yemeğe Dikkat

  • Dünyada Son 24 Saat

  • Sağlık Bakanı ve DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Görüştü

  • Sağlık Çalışanlarına Toplu Ulaşım Ücretsiz Olsun

  • Parkinsonda Beyin Pili

  • Bilim Kurulunun Ardından Bakan Koca'nın Açıklamaları

  • Aşı İçin 1,6 Milyar Dolar

  • Türk Sağlık Konseyi Koronavirüs Toplantısı

  • Prof. Dr. Adem Akçakaya Adaylığını Açıkladı

  • Gençlerde Kalp Krizine Dikkat

  • Gebelik Muayenelerinizi Ertelemeyin

  • Yanıklara Dikkat

  • Çin'den Aşı Atağı

  • Dünya'da Koronavirüsle Son 24 Saat

  • Sıcak Havalarda Su Tüketin

  • Kadavradan Rahim Nakli

Benzer Haberler