Tıpta Uzmanlık Sınavı`na Hazırlanırken




İlk defa 1987 yılında uygulanmaya başlayan Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS), yılda iki defa yapılmaktadır. Türkiye’de en zor sınavlardan olan bu sınav dünya çapında da hatırı sayılır bir yer almaktadır. Sorumlu olduğumuz derslerin özetlerinin hazırlandığı TUS’a hazırlık kitapları boyumuz kadardır. Başlamak bitirmenin yarısıdır sözü çok manidar olmakla birlikte bu sınavda yarısına pek gelemiyor diyebilirim.

Ve ücretlerine gelince ben ve meslektaşlarımın anlam veremediği uçuk ücreti olan sınavın adıdır; TUS. 

TUS’A KADAR HAYATIMIZ

Hekimlik mesleği toplumumuzda hakettiği yeri bulamasa da daha doğarken çoğu aile hayal kurar çocuğunun doktor olmasını. Ve bunu çocuğuna benimsetir. 

İlkokul, ortaokul, lise... Sıra geldi üniversiteye. Çocukluğumuzu gençliğimizi yaşayamadık dersek, en azından kendi adıma konuşursam haksızlık etmiş olurum açıkçası. Fakat akranlarımız kadar sosyal yaşantımıza vakit ayıramayıp bu fakülteyi kazanabilmek için çok yoğun bir çaba ile ders çalışmak ve dersanelere, kitaplara yığınla para harcamak hemen hepimizin ortak kaderi diyebilirim bu meslekte.

Evet kazandık bu fakülteyi, bitti mi? Yok, her senesi bir öncesinden daha zor olan 6 yıllık bir serüven bizi bekliyor. Meğer her şey yeni başlıyormuş. Nerden baksan ortalama insan ömrünün onda biri. Kolay yetişmiyor bir hekim. Son sınıfta aşmamız gereken bir engel daha var, aslında son sınıftan çok daha önce başlayanların çoğunlukta olduğu; TUS. 

TUS’A ÇALIŞMALI MIYIM?

Bu meslekte ilk kural, "pratisyen hekim heryerde çalışabilir" dersek yanılmayız. Bir bakmışsın yetişkin acil bir bakmışsın çocuk acilde, bir bakmışsın yoğun bakım bir bakmışsın evde sağlıkta, bir bakmışsın kadın doğum acilinde, belki de bir toplum sağlığı merkezinde çalışıyorsunuz, bir de bakmışsınız aile hekimi olmuşsunuz. Aklınıza gelebilecek birçok bölümde çalışabilirsiniz. Ama uzman olursanız bazı haller dışında alanınıza bakarsınız sadece... Garip ama gerçekler böyle. Size de garip geliyorsa bu durum çalışın derim.   

TUS’A NASIL ÇALIŞMALIYIM?

Burada birkaç maddeye değineceğim ve açıklayacağım, unutmamanız gereken:

  • Hedef
  • Süreklilik
  • Düzen-program
  • Tekrar
  • Deneme sınavı
  • Çıkmış sorular
  • Sağlık-özgüven

Yapmanız gereken en güzel başlangıç, bir hedef belirlemektir. Çünkü uzun soluklu bu maratonda sizin bu maratonu bırakmadan devam etmenizde en büyük güçlerinizdir hedefleriniz. Bu hedef bir bölüm olabilir veya bir sıralama, bir puan. Ne yapmamız gerektiğini bilirsek ona göre yol alırız.

Ne demiş efendimiz (SAV), "ibadetin az da olsa devamlı olanı makbuldür". Bu, size hedeften kopmamayı, azimle devam etmeyi sağlar. Çalışma saati her kişiye göre değişir. Kimi için bir saat kimi için 12 saat. Bu odaklandığınız hedefe göre değişir. Ama herkes için kazanmanın ortak noktası dersek bu çalışmanın her gün; sürekli olmasıdır.

Devamlılık kadar önemli olan bir diğer etmen, düzen ve bu düzeni oluşturan programlarınızdır. Ne yapmanız gerektiğini bilirseniz o gün ne yapmamanız gerektiğini de bilirsiniz.

Bunca konu, binlerce sayfa çalıştın. Bunu unutmamak mümkün değil. Bunun içinse tekrar tekrar tekrar...  Çalışmalarınızdaki süreklilikte programınızın bir bölümünü de günlük, haftalık ve aylık tekrarlara ayırmayı ihmal etmeyin. Saatlerce çalıştığınız konuya kısaca göz gezdirmezseniz çok az miktarı sizde kalacak, geri kalan bilgiler zihninizde yer bulamayacaktır.

Deneme sınavları bu dönemde en çok ihmal edilen bölümdür. Ya korkarız seviyemizi görmekten ya da üşeniriz onca vakit bir denemeyle uğraşmaktan.  Bu sınavlar seviyenizi özellikle puan nezdinde görmenizi sağlar. Daha da önemlisi ise hangi konularda eksiklikleriniz olduğunu tespit etmenizi sağlar.

Her şeyin başı sağlık olduğuna göre bu sınavın başı da sağlıktır. Sağlığınızda önemli olanlar dersek; düzenli bir uyku, doğru beslenme, her gün yapılan egzersizler başta gelir. Uyku beyinizi dinlendirdiği kadar o günkü öğrendiğiniz bilgileri hafızanıza işler. Besinler konusu ne yediğiniz ve ne zaman yediğiniz ile ilgilidir. Egzersiz ise bir yürüyüş, yüzme  olabilir, fakat yaralanma riski olan sporlara bu dönemde dikkate edin derim.

Negatif düşüncelerden uzaklaşıp, özgüveninizi yüksek tutarak azimli bir şekilde çalışın bu sınava. Beynin iyileştirme gücü diye bir kitap okumuştum. Ondan esinlenerek diyebilirim ki beyninizi kazanacağınıza odaklayıp sizi motive etmesini sağlayın. Kazanamayacağına inanıp özgüvenden mahrum bir şekilde çalışanlar, garanti ediyorum kazanamazlar. İnanın ve odaklanın hedeflerinize, kazanacaksınız.

En son olarak da çıkmış TUS sorularını mutlaka bu sürecinizin olmazsa olmazlarından yapın derim. Sorulara yaklaşımınızda ve hangi konulara çalışmanız gerektiğinde belirleyicidir ve sınava yakın zamanlarda hızlı tekrar konusunda çok değerlidir.

DİYELİM Kİ KAZNAMADINIZ, BUNDAN SONRA NE OLACAK? 

Yılda iki kere olan bu sınava birkaç ay sonra yine gireceksiniz. Ne hayatın sonu ne de çalışmanın. Kazansan da çalışacaksın, kazanmasa da o derslere, konulara. Geçmişten ders çıkarıp geleceğe odaklanıp çalışacaksın ve bir gün o hedefine varacaksın. Ama asla geçmişte takılıp kalmayacaksın; sadece zaman kaybettirir. Birkaç gün veya birkaç hafta kendine gel, dinlen ve yine yoluna devam et.

HANGİ BÖLÜMÜ SEÇSEM?

Fakültemden mezun olana kadar istediğim bölüm meğer fakültede gördüğüm gibi değilmiş sahada. Çoğumuzun yaptığı hata asistanlara veya hocalarımıza bakarak bölüm belirlememiz. Halbuki akademik alan ile sahadaki şartlar birçok noktada farklıymış. Yazacağınız bölümü devlet hastanelerinde incelemenizi tavsiye ederim. Çok yoğun olmayan saatlerde birçok uzman doktor sizlere vakit ayıracaktır.  Çalışma saatlerini, nöbetlerini, şartlarını, maaşlarını vs. sorun. Kusursuz olan rahat edeceğiniz bir bölüm seçmek ise düşünceniz, öyle bir bölüm yok tabi ki. Ama mutlu olacağınız, heyecanla kendinizi geliştirebileceğiniz ve faydalı olabileceğiniz bir bölüm olmasına dikkat edin. Nasıl ki herkesin sevdiği renk farklıysa, herkesin seveceği  bölümler de farklıdır. Ayrıca yapılan yanlışlardan biri de bir bölüm çok tutuluyor diye o bölümü yazmak veya tercih edilmiyor diye o bölümü seçmemek. Dedim ya herkes farklı olduğuna göre tatmin edecek bölümde farklıdır.

NASIL BİR SÜREÇ?

Tabi ki endişelerinizde haklısınız. Kolay bir süreç değil. Dışarda devam eden bir hayat var ve siz bitmek bilmeyen konularda boğuluyorsunuz. Bu süreçte ya çevrenizdekiler size sabredecek ya da siz bir müddet uzaklaşacaksınız. Benim en büyük gücüm desteğini esirgemeyen ve bana sabreden eşim,  her anıyla neşem olan kızım ve dualarını esirgemeyen kocaman ailem oldu. İnanıyorum ki hepiniz hakettiğiniz güzellikleri elde edeceksiniz.

İnanın, sabredin ve azmedin. Başaracaksınız...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 26.1.2020 03:29:47 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.