Bu Ne Karantina Bu Ne Corona Turşusu




Sloganlar güzel: “Maske takın. Evden çıkmayın. Hastalık yayılıyor, kalabalıklardan uzak durun vs. vs.”  Ama... Uygulama yoksa başka bir şeyler daha yapılmalı. Çünkü karantinasız salgın kilitsiz hazine kapısı gibidir. Yağma ile sonuçlanır.

Sağlıkçılar elinden geleni hatta gelemeyeni yapmaya zorlanırken bu güzel sloganlar havada sosyal medyada uçuşurken, her geçen gün hasta sayısı logaritmik artarken sizin de içinizden “bu ne karantina bu ne corona turşusu” demek gelmiyor mu?  

Bunca zamandır İstanbul’da devletin yaptırdığı acil durum hastanelerinin ve diğer hastanelerin yavaş yavaş dolup taşacağı belli iken, hasta sayılarının artacağı öngörülürken sağlık müdürlüğü günü kurtarmak dışında ne gibi önlemler aldı, sağlık çalışanlarını rahatlatıcı ne gibi tedbirler uyguladı doğrusu biz sağlıkçılar olarak merak ediyoruz. İstanbul küçük Türkiye’dir ve sağlığın nasıl yönetileceği konusunda her zaman kendi çözümleri olmuştur.  Ama en büyük kriz zamanında nedense İstanbul ekibinin bir çözümü yok ve İstanbul’a gelen sağlık bakanının hastane hastane gezerek çözüm üretmesine bel bağlamış durumda.  Hangi hastaları hangi hastaneye yönlendireceğini, hangi yatışları nerede toplayacağını, kaç kişilik kadrosu ile nasıl bir organizasyon yapacağını, hangi testlerin nerede ve nasıl, kaç kişilik ekiple çalıştıracağını en iyi bilmesi gerekenlerin organizasyonsuzluğu yüzünden hekimler ek ödeme alamayıp “geçinemiyoruz” diye yürüyor, asistanlar “bittik” diye sosyal medyayı yıkıyor, diğer sağlık elemanları “neden kimse halimizi görüp bize destek bulmuyor” diyor. Sağlıkçılar yavaş yavaş ölüyor. Bazı hastanelerde 5 saatlik test verme kuyrukları olurken, adı yoğun bakım olan ama hemşiresi doktoru yetersiz birimler açılırken, bazı birimlerde dönüşümlü çalışma bahanesi ile işe uğramayan çalışanlar var.  Bazıları 3 gün üst üste kısa şekerlemelerle çalışmaya devam ederken 5 saat hastanede durup mesaim bitti diyerek çekip gidenler var. Neden? Onları görecek yöneticiler de bu birimlere gitmiyor çalışanların halini görmüyor olabilir mi? Yoksa yöneticiler de bizim gibi yoruldu  bitti de  yönetmek yerine emir alarak sorumluluktan kurtulmak mı istiyorlar. Çalışarak titiz kararlar almak yerine yapalım sonucunda sıkıntı çıkarsa duruma göre düzeltiriz mi diyorlar?

Sağlık hizmeti ve koordinasyonu özellikle afet, savaş, pandemi gibi durumlarda dinamik bir süreçtir. Bir bakarsınız sağınız kalabalıklaşmış bir bakarsınız solunuz. Siz hep eşit gibi planlama yaparsanız pandemiyi yönetemezsiniz. Hareket kabiliyetinizi hiç bozmadan devamlı sayılarınızı, alt yapınızı kontrol edersiniz. Neresi yoğun ise orayı rahatlatırsınız. Gerekirse görevlendirmeler yaparsınız. Görevlendirecek elemanınız yoksa hasta sayısını azaltacak yöntemler bulmanız veya destek olabilecek ekipler oluşturmanız gerekir. 7 aydır pandemi devam ediyor. Yerel sağlık yönetimleri ne yaptı? İstediği ve atanan pratisyen hekimlerin istifa ettiklerini görünce istifaların engellenmesini sağlayabilmekten başka!  Halbuki farklı branş hekimlerinden ekipler oluşturulabilirdi. İstanbul içinde başka kurumlardaki hemşire ve sağlık eğitimi almış olanların daveti planlanabilirdi. Çok çalışanlar dinlendirilebilirdi. 

Geçenlerde 3 gün boyunca sonuçlanmayan PCR testlerinden bahsedildi. Sağlık bakanı hastane hastane dolaşıp buraya şu kadar cihaz verelim bu kadar test çalışın, burada şu kadar yoğun bakım yatağı açın demiş. Daha cihazlar gelmeden personel verilmeden birçok yerden testler ve hastalar yığılmış. Tabi o kadar test çalışılamayınca 3 günde testler çıkamamış. Suçlu laboratuvardaki personel mi? Yoğun bakım yatakları eğitimli hemşire sayısı tamamlanmadan açılmış. Suçlu hemşire mi?  Yine haberlere yansımış, bilmem neredeki hastanede hastalar test vermek için kuyruklarda saatlerce beklemiş. Suçlu bekleten doktor mu?  Koordinasyonu yapması gerekenler ortada yok. Tek bildikleri neden bu kadar bekletiliyor? Neden bu kadar uzadı diye boş laf etmek!

“Hastane kapasiteleri arttırılsın” diye planlanıyormuş. Arttırılsın tabi. Ama merak ediyoruz nereye kadar arttırılacak? Bir sınırı olsun lütfen.  Binalar genişletilemez ama idari odalar, diğer hizmet alanları falan hasta odası yapılabilir. Sonra? İhtiyaç duyulan sağlıkçılar?  Bir sağlıkçının kapasitesi nasıl arttırılabilir? Dinlenmesin, yemeğe çıkmasın, evine gitmesin, nöbet boyunca ayakta hazır durumda olsun, hastası öldüğünde üzülmesin, yakını hastalandığında yanına gitmesin.  Bir hemşire 10 yoğun bakım hastasına, bir doktor 3 servise baksın. Zaten durum bu! Daha kapasitesi nasıl arttırılacak?  Sağlıkçıları klonlamanız gerekiyor.

Olağanüstü bir dönem olan pandemi de aksaklıklar ve yığılmaların olabileceğini biz sağlıkçılar olarak biliyoruz da neden halk, medya ve sağlık yöneticileri aksayan her durumda pandemi öncesi dönemdeki hizmet kalitesini bekliyor bunu anlayamıyoruz. 

Biz zaten yetemediğimiz her durum için sizden daha fazla üzülüyoruz emin olabilirsiniz.

Bu karantina perhizini herkes uygulasa da corona turşusunu sadece sağlıkçılar yemese.

Kalın sağlıcakla.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları