Koronavirüse 2. Mektup




EEEEY KORANAVİRÜS EEEEY DÜNYA NÜFUSUNA SALDIRANLAR

Sana 1.mektubumuzda belirttiğimiz gibi bizler hiç beklemeyeceğin kadar adeta ışık hızında bir araya gelerek üstüne düşen sorumlulukları ve daha fazlasını yerine getirmeyi başarabilen bir meslek grubuyuz. Aynı zamanda Ülkemin tüm insanları ile beraber sana karşı başlattığımız bu savaşı kazanmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Tüm bilim insanları sana karşı ilaç ve savunma geliştirmek için gece gündüz çalışıyor. Seni yok edecek ilacı bulmak üzereyiz. Yok edemesek bile seni kendi tarafımıza çekip bizle dost olman gerektiğini öğreteceğiz. 

Türk milleti olarak sonuna kadar savaş istemiyoruz, ancak gereğinde de gözümüzü budaktan sakınmayız. Öyle “BOŞUNA MASKE TAKMAYIN HEPİNİZİ TANIYORUM” Havasında özgüvenli ortalarda dolaşma. Nasıl ki bizler tüm insanlığa evde oturun ve sosyal mesafe kurun ve temizliğinize dikkat edin diyerek insanları bir nevi ev hapsine mahkum etmişsek sende kendine insanlardan uzak bir köşe bul ve orada tek başına öl.

Ben bu mektubumda seninle beraber dünya nüfusuna saldıran hakim gruplara ve ülke yöneticilerime de seslenmek istiyorum.

Kökümüz Osmanlı İmparatorluğu veya Osmanlı Devleti, 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar yaklaşık 600 yüz yıl kadar varlığını sürdürmüş bir devlet. Doğu Avrupa, Güneybatı Asya ve Kuzey Afrika'ya kadar topraklarını genişletmiş ve 16. yüzyılda dünyanın en güçlü imparatorluğu olmuştur. Hüküm sürdüğü uzun yıllar boyunca din, dil, zengin, fakir, ırk, cinsiyet ve de toplumsal statü farkı gözetmeksizin herkese eşit hizmet götürmeye çalışmıştır. Daha sonrasında kurulan Türkiye cumhuriyeti de Osmanlının bıraktığı yerden devam etmiş kendisi YURTA SULH CİHANDA SULH ilkesini benimseyerek tüm dünyaya bu ilkeyi yaymıştır.

Belki yeni bir dünya düzeni kurmaya çalışıyorsunuz. Bu çalışmalar sırasında lütfen insanları dini inançları, kültürel farklılıkları ya da siyah veya beyaz olarak ayırmayın. Mensubu olduğum ve bu yönümle gurur duyduğum İslam dininde bu kesinlikle yasaklanmıştır. Allah’ın en güzel yarattığı varlık insanoğludur.ve hepsi için biçilmiş bir yaşam süresi mevcuttur. Bırakın da bu süreyi maneviyatımızı yitirmeden akıl ve bilim ışığında kardeşçe yaşayalım. Bu dünya hepimize yeter.

Sayın yöneticilerimiz, bizler ilk Türk hemşireler Safiye Hüseyin (Elbi), Kerime Salahar, Münire İsmail’den günümüze kadar sağlık çalışmalarının her kademesinde iyi eğitilmiş nitelikli insan gücümüzle mesleki sınırlarımız içerisinde bilimsel bilgi profesyonel tutum ve davranışlarımızla yer aldık ve almaya da devam ediyoruz. Ülke ve dünya olarak yaşadığımız şu zor günlerde hiçbir zaman görevden kaçmadık kaçmayacağız. Özellikle toplumsal kararları alırken biz hemşirelerinde görüş ve önerilerini almanızı, Hemşirelerin özlük haklarını onların da görüş ve önerileri alınarak düzenlemelerinizi ve özellikle 3600 ek gösterge yasasının çıkartılmasını bekliyoruz.

SAYGILARIMIZLA 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 31.3.2020 17:34:28 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.