DEONTOLOJİ / Etik / GÜNCEL
Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Özdemir: Bir biyokimya laboratuvarında günde yaklaşık 350 bin civarı biyokimya ve 55 bin civarı hormon testleri çalışılmaktadır.
Uşak Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı Doktor Öğretim Üyesi Ayşe Özdemir kliniklerden gereksiz laboratuvar tetkiki istenmesi ve akılcı laboratuvar kullanımı hakkında şunları söyledi;
Hastaneye başvuranlarda asıl amaç kişiye özel tanı koymak ve onun klinik şikayet ve bulgularına yönelik test isteminde bulunmak olmalıdır. Laboratuar testleri özellikle tanı koyma, hastalığın gidişatını izleme ve tedavinin planlanmasının yanısıra toplum için önemli bir sağlık sorunu haline gelmiş bir hastalık için tarama amaçlı kullanılmalıdır. Bu kullanım alanlarında öncelikle hastaya doğru tanının konulması, laboratuar sonuçlarının klinik yararlılığının arttırılması ve test istemlerinin maliyet etkili olarak sürdürülebilmesi önemli hale gelmiştir.
Bu amaçla sağlık hizmetini optimum düzeye çıkarmak için “Akılcı Laboratuvar Kullanımı” projesi kapsamında, tıbbi laboratuvarlardan gereksiz istenen test sayısını düzenlemek üzere geliştirilen ve tıbbi biyokimya, tıbbi patoloji, mikrobiyoloji, genetik hastalıklar tanı merkezleri ve doku tipleme laboratuvarlarında uygulanması zorunlu olan “Akılcı Test İstem Prosedürü” uygulamaya konulmuştur.
Elbette ki tanı ve takipte laboratuvar testleri oldukça önemli yer tutmaktadır. İstatistiksel çalışmalarda test sonuçlarının hastalık tanılarına katkısının %70 civarında olduğu ifade edilmektedir. Ameliyathane, acil ve yoğun bakım üniteleri gibi özel yerlerde yatan hastaların sonuçlarının, hastalık tanısı ve tedavi düzenlenmesi açısından ivedilikle değerlendirilmesi önemlidir. Örneğin yoğun bakım ünitesinde yatan bir hastanın metabolizma hakkında çok önemli veriler sağlayan kan gazı sonuçları, tedavide yol gösterici olup değerlendirilmesi acil olan tetkiklerdir. Bu gibi hastalıklar hem klinik uzmanlık isteyen hem de laboratuar isteminin katkısının “altın değerinde” olduğu durumlardır. Ancak her ne kadar klinik birimlerde istemler böyle özel durumlarda çok önemli olsa da, hasta tanı ve takibinde büyük ve önemli yer tutan laboratuar tetkikleri gereksiz yapılan istemlerle de gitgide artarak mali yüke sebep olmaktadır.
Yapılan çalışmalar sonucu elde edilen verilerde, çalışılan parametrelerin sayısının artması, teknolojik gelişmeler sayesinde kullanılan cihazların sonuçları daha güvenilir şekilde kısa sürede verebilmesi, hastalıkların ve hasta sayısının ve çeşitliliğinin artması, farkındalık çalışmaları sonucu hem çocukluk hem yaşlılık dönemi hastalıklarının tespitinin yapılabilmesi gibi birçok sebeple laboratuar testlerinin kullanımının arttığı ifade edilmektedir. Ayrıca araştırmalarda dünya nüfusunun yaşlandığı ve kronik hastalıkların arttığı, bunun sonucu olarak da hasta sayısının yılda yaklaşık %2 oranında yükseldiği ifade edilmektedir. Bunun yanında her yıl istenen test sayısı %10 civarında artarken, laboratuvar testlerinin mali yansımasının %4-11 arasında arttığı, ülkemizde ise test istem sayılarının katlanarak gittiği söylenmektedir. Araştırma verilerinde de belirtildiği gibi artan laboratuar istemleri ile hem iş yükü hem de maliyetler fazlalaşmakta ayrıca bu artışlar gereksiz test isteminin sürekli gündemde olmasını sağlamaktadır.
Gereksiz test istemi denildiğinde daha çok aynı testin uygun olmayan zaman aralıkları içinde birkaç kez istenmesi olarak anlaşılsa da hastaneye başvuran hastanın yapılan ilk muayenesi anında ve uygun olmayan endikasyonlarda yapılan tetkikler de gereksiz test istemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca tets sayısı artışı ile sağlıklı bir kişide anormal bir test sonucu bulma ihtimalinin de arttığı ilginç bir veri olarak gözlemlenmiştir.
Büyük şehirlerde kalabalık nüfusdan dolayı hasta ve hastalık açısından veriler çok daha fazla çeşitlilik ve fazlalık göstermekle birlikte, küçük bölgelerde de test istemleri hızla yükselmektedir. Bir biyokimya laboratuvarında günde yaklaşık 350 bin civarı biyokimya ve 55 bin civarı hormon testleri çalışılmaktadır. Bunların çoğunun istem parametrelerine uygun ön tanıları bulunmamaktadır. Son 5 yılda hastanelerde özellikle Hba1c, lipid paneli ve amilaz/lipaz isteminin çok yükseldiği görülmektedir. En çok istenen testler arasında özellikle D vitamini ve B12 vitamininin yanında folik asit istem sayısında da geçmiş yıllara göre artış olduğu gözlenmektedir. İstem algoritmasına uyulmadan sürekli kombin olarak total bilirubin/direk bilirubin talebi yapılmakta, glikoprotein yapılı tumor markırları da sürekli birlikte istenmektedir.
Acil servise gelen hastalarda klinik şikayetle uygun bir korelasyona sahip olmadığı halde tüm elektrolitlerin panel halinde istenmesi ise gereksiz yere hem doktor hem laboratuar zamanını çalmakta hem de çoğu zaman sonuçlar normal değerlerde çıktığı için tanıya katkı sağlayamamaktadır. Ayrıca acil servislerde myoglobın testi de eskisi kadar istenmeyerek, sayısal olarak oldukça düşmüş olmasına rağmen tetkik olarak yerini troponine bırakmıştır.
Son olarak; laboratuar istemlerinde klinik şikayetin önde tutulması ile birçok gereksiz istemin yapılması engellenecektir.
Bu haber 27.4.2020 17:17:59 tarihinde eklenmiştir.
Toplam okunma sayısı :

Kavurucu Sıcaklar Kapıda

Acil Servislerde Gürültü Sorunu

Dezavantajlı Bölgelerde İnme Vakaları Daha Geç Tanınıyor

Acil Servis Kalabalığına Yeni Bir Öneri

Karaciğer Dışı Kist Hidatik Tanısında Zorluk: Erciyes Üniversitesi’nden Dikkat Çeken Araştırma

Obezite Kalp Yetmezliği Riskini 3 Kata Kadar Artırabiliyor

Yüksek Doz Grip Aşısı Kalp Yetmezliği Nedeniyle Hastane Yatışlarını Azaltabilir

Cinsel Yönelimde Hormonların Rolü

Bilişsel Çelişki Teorisi

Egzersiz Bağlılığı İçin Ezber Bozan Yaklaşım!

Kronobeslenme

Grelin Hormonu

Ne Yediğiniz Kadar Ne Zaman Yediğiniz de Önemli

Yaz Aylarında Böcek Isırıkları ve Arı Sokmalarına Dikkat

Karpuz Süper Gıda mı? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

Mide Yanmasını Azaltan Besinler

Çocuğunuz İçin Sakin Kalın

Antibakteriyel Sabunlar Sandığınız Kadar Masum Değil!

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.