Karantina Uygulamasının Kökenleri




Tarihin kilit noktalarından birini yaşadığımız bu karantina günlerinde karantina uygulamasına dair tarihi bir bilgi vermek niyetiyle bu makaleyi yazmış bulunuyoruz. Türk-İslam hekim ve filozofu İbni-i Sina'nın kara vebaya karşı bir önlem olarak yaklaşık 600 sene önce ortaya koyduğu karantina uygulaması Covid-19 pandemisinin bu günlerinde hastalığın yayılmasını önlemenin anahtarı olarak görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'nün de en önemli korunma vasıtası saydığı karantina uygulamasının temellerini inşa eden İbn-i Sinayı daha yakından tanıyalım.

İbn-i Sina Buhara şehri çevresindeki Afşana'da 980-81 yıllarında doğmuştur. Pekçok farklı ilimde eğitim almıştır. Eğitiminin kapsamına giren bazı ilimler şöyle sıralanabilir;

Matematik, Mantık, Geometri, Dinî ilimler, Felsefe, Tıp, Eczacılık ve diğer bazı ilimler. Bu Polymath eğitim anlayışı yani pekçok konuda bilgi sahibi olma sistemi doğu milletlerinde çok uzun bir zaman varlığını devam ettirmiştir. Batı'da 12. yüzyılda bazı eserleri Latinceye tercüme edildikten sonra isminin İspanyolca tercümesindeki Aben veya Aven Sina şeklindeki telaffuz edilmesi daha sonra, Latincede Avicenna şeklini almasına sebeb olmuştur ve hala Avicenna olarak anılır. İbn-i Sina'nın kökeni tartışma konusu olsa da genel kanı Türk olduğu yönündedir. Buna rağmen meşhur İslam felsefesi uzmanı Henry Corbin onun İranlı olduğunu söyler. Özellikle Orta Çağ'da ilmî eserlerin genellikle Arapça yazılmış olması bazı doğu bilimcilerin onu Arap sanmasına yol açsa da bunun hakikati ifade ettiğimiz gibidir. Nasıl Avrupada uzun seneler ilmi eserler Latince yazılmışsa ki mesela bir İngiliz olan Newton, bir Hollandalı olan Spinoza ve bir Alman olan Kant eserlerini Latince yazmışlarsa İbn-i Sina, Farabî ve İbn-i Rüşd gibi doğulularda devrin genel kabulu gereği eserlerini daha çok Arapça yazmışlardır.

Karaveba günlerinde İbn-i Sina çözüm olarak en meşhur eseri olan El-Kânûn Fi't-Tıb isimli eserinde 40 gün evde izole olmanın hastalığın yayılma hızını düşüreceğini ifade etmiştir. Bunu "Al-Arba'iniya" olarak tanımladı manası "40." demek olan bu kelime Venedikli tüccarlar tarafından "Quarentena" olarak aktarıldı ve bu terim böylece yerleşmiş oldu.

Tıp tarihinde İbn-i Sinaya verilmesi gereken mevki bizce Calinus ve Hippocrates ile birlikte Şahlık tahtıdır. Bugün hala Paris Tıp Fakültesinde söylediğimiz bu üç kişinin portresi asılıdır.

 

Er-Razî ve İbn-i Sina'nın da bulunduğu bu fresko tip resim gelmiş geçmiş en büyük hekimleri göstermektedir. Şu an Paris Tıp Fakültesi Grand Amphithéatrede bulunmaktadır.

Tarihimize baktığımızda Türk hekimlerinin çok büyük keşiflere ve ilhamlara yol açmış kişiler olduklarını görüyoruz umarız ki Covid-19 aşı ve tedavisinde de milletimizin hekimlerinden tesirli çalışmalar ortaya çıksın.


Son Yazıları

10.06.2020 - Karantina Uygulamasının Kökenleri

İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları


Piyasalar


Futbol Ligleri Puan Tablosu