Ülkemizde ve dünyada bir süredir devam eden pandeminin bir çok açıdan etkileri olduğunu hepimiz biliyoruz. Yapılan araştırmalar hastalık atlatılsa bile buna bağlı akciğer ve kalp taraması yaptırmamız yönünde teşvik edici. Fiziksel tahribatlarını bilirkişilere bırakarak alanım gereği Covid’in ruhsal tahribatlarına dikkat çekmek istiyorum.
Hepimiz için salgının yarattığı stres halinin bir sonucu vardır. Bilinmeyenle, müdahale edilemeyenle, çözümü için zaman gerekenle karşı karşıya kaldığımız çoğu durum gibi bu dönemde kaygı ve korku yaratabilir, bu normal olandır. Duygularımızı normalin dışına çıkaran ise kişisel deneyimlerimiz, olayları yorumlama biçimimiz, stresle başa çıkma düzeyimizdir. Normali korumak için harcamamız gereken çaba halihazırda ruhsal bir probleme sahip olan bireyler ve bu salgınla herkesten daha fazla yüzleşmek zorunda olan sağlık çalışanlarımız için hepimizden daha fazla olsa da her bir birey için olması gerekenin üzerindedir. Bu çabayı minimuma indirmek için; yeme ve uyku düzenimize, alkol ve madde kullanımımıza ve kronik hastalıklarımıza dikkat etmemiz doğru bir hamle olacaktır. Bunların yanında düşünce temizliğinize göstereceğiniz özen de başka bir doğru hamledir. Sosyal medyanın haber kirliliğine kapılmamak, felaket senaryoları üretmemek, sosyal izolasyon ve yalnızlık kavramlarını karıştırmamak size daha iyi gelecektir. Haber ağınızı kısıtlayın, güvenilir ve az haber takip etmek en doğrusudur. Felaket senaryoları ise beyninizin boş kalmamak için ürettiği bir oyundur, farkındalığınızı kaybetmeyip buna teslim olmayın. Hep okumak istediğiniz o kitap, izlemek istediğiniz o film, yapmak istediğiniz spor veya tertemiz görmek istediğiniz eviniz.. Olumlu meşguliyetlerinizi fazlalaştırın. Gelelim pandemi dolayısıyla alınan bir önlem olan karantina sürecimize. Bunun bir yalnızlaştırma eylemi değil sosyal bir izolasyon olduğunu kendinize hatırlatın. Sosyal izolasyondayken yakınlarınızı arayabilir, görüntülü sohbet edebilir, markete giderken esnafla selamlaşabilirsiniz fakat yalnızlık tamamen tek olma düşüncesinin hakim olduğu bir haldir.
Düşünün.. Pandemi bitti, normal yaşantımıza döndük. Elinizde bu dönemden geriye ne kalsın istersiniz? Pollyannacılık gibi gelebilir fakat bu dönem bittikten sonra artık her şey bize daha anlamlı gelecektir. Sevdiklerimize sarılmanın değerini, anımızı yaşamanın o muhteşem hissini, her günün ayrı bir değere sahip olduğunu, sağlığımıza ve özgürlüğümüze daha saygılı olmamız gerektiğini anlamamız için bir nedendir belki COVID-19.
Bu makale 19.8.2020 11:38:31 tarihinde eklenmiş ve toplam
kere okunmuştur.

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.