Alo 112 Hepimiz Hastayız.!




Kuşku- Korku ve Stres İle Bugün'ü Yaşamamak.!

Olmayacak duaya amin demek gibidir aslında yarına dair gereksiz korkular ile yaşadığı anı kabusa çevirmek. Anı doğru yaşamak varken histerik duygular ile sürekli bir endişe hali içinde olmak ve korkulara  tutsak olmak.

İnsana düşen görev nedir sorusuna cevap bulmak çokta zor olmasa gerek. 

Bütün semavi dinlerde, bütün ideolojilerde ortak söylem şu degil midir?

Üstüne düşeni yap, bağımlı olmak ile bağlı olmak arasındaki farkı gör, planlı hareket et ve sev... 

Süreç doğru işlemeyince sonuç hep hüsran oldu. Sonuç hüsran olunca "Filozoflar" şu sözü haykırdı:

"Ve insan yanıldı."

Evet insan yanıldı. Kendi sorumlulukları dışında yükler edindi, olana değil olmayana koştu, bugünü değil yarını yüklendi, olmayacak duaya amin dedi......bla  bla ...

Süreç böyle olunca sonuç şüpheci, endişeli bireylere dönüştü ve her birey adeta esir alındı.

Nefes almak, güne başlamak, birşeyler yemek, yürümek, koşmak.... vb. duygular küçük görüldü. İnsan kaygılarını denetim altına alamayınca kaygıları onu esir aldı. Kaygılarını lider edinen "İnsan" şiddet hayranı bir vandala dönüştü.

Şiddetin esir aldığı birey: 

  • Dinlemez,
  • Doğru üslup nedir bilmez.
  • Empati nedir düşünmez.
  • Hep haklı olma derdine düşer.
  • ....
  • ....

Korku, kaygı ve stres üçlüsü sıradan bir günü kabusa çevirebilir! Tabii ancak siz buna izin verirseniz… 

Tarihin hemen hemen her zamanında korkularıyla esir alınmış insanların hikayelerine şahit oluruz.

Çoğu zaman insanların korkuları: 

Zor hayalleri, bazen özgürlük, bazen ideolojik bağımlılık, bazen gereksiz düşman üretme, bazen elindekini  kaybetme endişesi...

Kazanmak ile kaybetmek kardeş duygular degil midir?

Kaybetmek olmasaydı kazanmak hiç kulağa hoş geliyor olabilir miydi?

Bütün büyük zaferlerin arkasında öncesi yaşanan yenilgiler değil midir?

Kısacası insan kazanmak ile kaybetmek duygularını birlikte içsellestirmelidir. Kazanmak kadar kaybetmekten de korkmamalıdır.

Korktuğunuz şeyleri “korku” olarak adlandırabilmek oldukça önemli. Bunun için de korkunun belirtilerini bilmekte fayda var.

Korktuğunuz şey ile karşılaştığınızda ya da korktuğunuz şeyi yaşadığınızı düşündüğünüzde: 

  • Kalp atışının hızlanması,
  • Nefes almada zorluk çekme,
  • Endişe ve panik hali,
  • Terleme,
  • Bayılacak gibi hissetme,
  • Güçsüz hissetme,
  • Ortamdan kaçmayı isteme. 

Korkuya sebep olan durumu tanımak  ve onunla yüzleşmek  en büyük  çıkış  yolu olacak.

Korkuya sebep olan durumu tespit ettikten sonra; sizden kaynaklı ise mevcut duruma sebep olan davranışlardan  veya ortamlardan uzaklaşmak gerekir. Eğer çevresel faktörler sebep ise ortam değiştirmek birinci etapta atılması gereken en en önemli adımdır.

En çok yapmanız gereken ölçülü olarak tedbirlerinizi almak.

Nasıl daha mutlu olacağımızı düşünerek çok fazla vakit geçiriyoruz ancak bunu gerçekleştirmek için ciddi değişiklikler yapmıyoruz. Nedeni ise korkularımız.

Sürekli korku haliyle yaşamak yerine, aradığınız mutluluğu hak ettiğinizi kendinize hatırlatın.

Korkuya dair bir duygu geliştiğinde yapılması gereken en önemli şey şudur:

  • Üstüme düşeni yaptım mı?
  • Kaybedersem ne olur?
  • Ben kendim için ne kadar önemliyim?

Aşırı Şüphecilik Bir Hastalık Halidir. 

Paranoid bir yaklaşım olarakta görülebilecek bir esaret, bir tutsak alınma hali.

İnsan bir defa bu illete müptela olunca etrafında ne sevdikleri kalıyor ne de tadını çıkaracağı bir hayatı. Herkesten ve herşeyden şüphe etmeye başlıyorsun. Sürekli  diken üstünde  bir yasam döngüsü. Hep haklıymış  gibi derin sorgular, acımasız yargılamalar ile sürdürmeye  çalıştığın  bir kısır döngü içerisinde esaret kelepçesini  kendin takarsın. Zamanla herkesin sana düşman olduğu düşünceleriyle boğuşmaya başlar ve kendi cehenneminde diri diri yanarsın. Sana söylenen her lafın arkasında başka bir mana arar ve insanların ne dediklerinden daha çok nasıl dediklerine bakmakla en değerli tavsiyeleri bile anlamadan verdiğin hükümlerin acılarını çekmeye devam edersin.

Bu duygu  durum size hakim olduğunda  hep kendinizi haklı görme çabası  içinde  olursunuz. Düzeltici  eleştiri  sunan herkesi düşman  görmeye  başlarsınız.

Bir insan hisleri ile düşünmeye başlamayıversin; ak ve karayı  zamanla karıştırdığını ve kendisini devamlı yanlış fikirler ile kandırdığını görürsünüz.

Mutluluk Bir Seçimdir: 

Mutluluk bir seçimdir. Bakış açınızdır mutluluk yada karşıtı olan mutsuzluk.  Bu seçimi yapmak istemeyenler neye sahip olurlarsa olsun asla hakiki manada mutlu olmayacak ve geçici heveslerin peşinden koşmakla hayatlarını zayi edip gideceklerdi. Yeri gelecek sorunu arkadaşlarında arayacak, yeri gelecek işinde, ve yeri gelecek ailesinde aramakla hem kendisine hem de çevresine sahip olduğu mutsuzluğu yayacak ve sonrasında ise yönünü bilmediği hedefi olmayan bir çölde yıllarca dolaşıp duracaktı. Bazende çok para sahibi olmakta zannedecekti mutlu olmayı. Fakir olmak gerekte demiyorum. Sadece araç ve amaç  ayrımını iyi yapmak...

Bazen istediği terfiyi almakta arar, ........

Oysa araç ve amaçlar karışınca istenilen durum mutluluğu degil mutsuzluğu tetikler.

Gördüğümüz her şey bizim için

Bunca şey varken hüzün niçin...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları