1,5 Gizemi




Gizemli başlıklar hep ilgimi çekmiştir. Daha satırların başında hayal gücümü zorlar, aklıma gelen konuların dışında, çok daha değişik konulara alır götürür beni.

Sanırım önem verdiğimiz bir konuda okurun dikkatini ta en başından çekmek için, en güzel yöntem bu olsa gerek.

Evet, herşey 1,5’ta gizli dedik.

Peki neyin 1,5’u bu?

Ve içinde neler var?

Yormadan maksadımıza hizmet edecek cümleleri kurmaya başlayalım.

"Sera gazı etkisi" ifadesini hepimiz çokça duymuşuzdur.

Hani, dünyamızı güneşten gelen zararlı ışınlardan koruyan, ozon tabakasını bıçak gibi delen, günden güne çürüten CO2 (karbondioksit)  temelli doğal vahşet.

2005 yılında yürürlüğe giren Kyoto Protokolü ile (Japonya şehri Kyoto) dünya, karbon salınımını  artık belli düzeylerde tutmazsak dünyanın sonunun gelebileceğini farketti. Ama bu anlaşmaya dahil olma sözü veren 160 ülkeden beklenen hassasiyet gelmeyince 2015’de Paris İklim anlaşması imzalandı.

Paris anlaşması Türkiye tarafından da onaylandı.

Bu bilgileri şunun için verdim.

Bilim adamları çoktandır, dünyadaki sera gazı salınımı nedeni ile ortaya çıkan ısı artışını 1,5 derece seviyesinde tutmamız gerektiğini söylüyor. Bu işi çok samimi anlaşmalarla ve kararlı uygulamalarla başarabiliriz.

Kyoto protokolü ve Paris anlaşması hep bu yönde atılması gereken adımların bir an önce olması için yapıldı.  Geçen hergün, geleceğimizden kaybolan yılları temsil ediyor. Dikkatli olmalıyız.

Yapılan bilimsel çalışmalar, dünyada tedbir alınmazsa sera gazı salınımının, 2025 yılında 55 milyar ton karbondioksit eşdeğeri, 2030 yılında ise 56,2 milyar ton karbondioksit eşdeğeri olacağını gösteriyor. Bu fiziki kıyametin başlangıcı demek.

Ancak 1,5 derece hedefi yakalanırsa, küresel  karbon salınımı 2030 için 30 milyar ton karbondioksit eşdeğerinin altına, 2050 yılında çok daha düşük ve zararsız seviyelere inmesi olası gözüküyor. Bu da kurtuluş demek inşallah.

Türkiye, küresel ısınmadan çokça nasibini alacak ülkeler arasında gözüküyor.

Yıllık sera gazı salınımımız ülke olarak 500 milyon ton civarında deniliyor. 2019 yılında toplam sera gazı emisyonu 506,1 milyon ton karbondioksit eşdeğeri olmuş. Bu rakam 1990’da 219,6 milyon ton imiş. Önlem alırsak kolaylıkla indirebiliriz.

Bu karbon salınımı öyle bir şey ki, bir çok afetin de tetikleyicisi olabiliyor.

Mesela ülkemizde, 1990’da 28, 2000’de 157, 2010’da 500, 2015’de 731 ve muhtemelen şu sıralar binlerle ifade edilen meteorolojik afetler oluyor.

Temelinde hep, yerinden oynayan domino taşı gibi bu karbon hikayesi var.

Vaziyet, dünyada bu şekilde tedbirsiz olarak giderse, ülkemizi de bekleyen temel sıkıntılar var:

Yıllık ortalama sıcaklıklarda artış

Yıllık toplam yağışlarda azalış

Donlu günlerde azalma

35 dereceden daha sıcak günlerin sayısında artış

Ekstrem yağışlı günlerde artış

Ardışık kurak günler sayısında artış önümüzde meteorolojik  arızalar olarak duruyor.

Bir önemli parantez açayım.

Kent ölçeğinde gerekli analiz, değerlendirme ve önlemlerin geliştirilmesinden öncelikle belediyeler sorumlu. İmar planları, kanalizasyon, ulaşım, su tesisi, katı atık depolama gibi hizmetleri iklim değişimine uyarlamak zorundalar. Ayrıca afet ve acil durum planlamaları muhakkak risk yönetimi üzerine kurgulanmalı.

Bazı  güzel uygulamalar da var. Yeşil çatılar, yağmur bahçeleri,yağmur suyu depolama vs gibi.Ama buradan çok daha ileri gidebilecek potansiyelimiz mevcut ülke olarak.

Bütün il ve ilçe belediyeleri bölgelerinde sera gazı salınımını azaltma eylem planları hazırlayıp, bunu tek merkezden izlenebilir kılmaları gerekiyor. Biliyormusunuz bu konuda bile dünya ortalamasının epeyce ilerisindeyiz yine.

Kendimizle yarışıyor, daha iyisini arıyoruz. Ülkemizin son 20 yıllık yönetimsel birikimi buna son derece müsaittir. İlgili bakanlıklar hem dünyayı hem yereli çok yakından takip eden ve günceli de aşan bir vizyonla çalışmalar ortaya koyuyorlar. Bu hepimiz için büyük fırsat.

Dünya ve ülkemiz elbette 1,5 sayısına kilitlenmeli. Gerekirse küresel ölçekte reklam kampanyaları yapılmalı. Değişmeyen gündem 1,5 olmalı artık. Geleceğimiz için, neslimiz için, dünyamız için.

Selam ve saygılarımla.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları