Grevin 50 Tonu




Hmm.. Başlık biraz şey oldu evet.. Ya da konu ne acaba diye bi tık düşündürmüş olabilir. Bu kafa karışıklığını hızlıca çözmem gerekiyor zira konu yine acı dolu ama burayı bir ağlama duvarına çevirmek değil niyetim (gel gör ki canım Türkiye’mde ne mümkün). Yine yine yine bu sefer daha fazlası ve daha acı dolusu var. Olayı biliyorsunuz 2 insan (bir sekreter bir hekim) mesleğini yaparken 1 şarjör kadar mermi üstlerine boşaltılmak suretiyle katledildi. Saldırgan intihar ederek meseleyi bizim adaletimize değil; kaçınılmaz ve hakkın yerde kalmasının muhtemel olmadığı bir adalete götürdü.

Benim yazım bundan sonrası için aslında. Ne oldu? Yine öldük ve yine medya ayakta ilgili kurumlarımızdan taziyeler, sendikalardan lanetler ve grev kararı geldi. Polikliniklerimizi; 7-8 Temmuz’da, bundan önceki grevlerimiz gibi işinin başında olan ama acil olmayan hastaya bakmayan hekim arkadaşlarımızca kapattık. Yerinde ve sonuna kadar desteklediğim bir karardı bir Acil hekimi olarak.. Peki sonuç? İşte sonuca geldiğimizde grevin tonlarını görüyoruz başlık da zaten buradan doğuyor..

İşte grevin bazı tonları:

  • İlaçlarımı yazdıracaktım poliklinik kapalı sen yazar mısın tonu.. (Tabi efendim eli kesilen ortopedi uzmanına saldıran adamı engelleyebilirseniz neden olmasın)
  • Acil olmayan hastaları birkaç semptom uydurup acilden sokarak bakmak zorundasın “artık” tonu.. (Tabi efendim sırf daha çok randevu bakabilsin diye 36 saat nöbet tutup eve giden kadın doğum asistanının arabasının frenine basabilirsen zevkle bakarım)
  • Falancaların yeğenleri dayıları yedi sülaleleri ve efratları tarafından ayağına taş değdirilmemesi gereken ton.. (O kalabalık tanıdıklarınız 8 kişinin tek hekimi darp ettiği kavgaya gelip ayırabilirse neden olmasın)
  • Bakmazsam türlü “açık kapı” uygulamalı yerel teşkilatlara, CİMER’e, SABİM’e şikayet eden ton.. (İlgili teşkilatlar aracılığıyla bir hekimi tehdit etmek suç olmakla beraber aynı yerlere yazarak ilgili hastanelerimize x-ray cihazı ve “gerçekten” müdahale etme yetkisi olan bir polis vs memur da sağlatabiliyorsanız büyük zevkle bakarım)
  • Daha çok ton var inanın ama final ton “Sen doktor değil misin? Neyin eksik? Sen bak!” tonu(Kesinlikle eli kesilen ortopedi uzmanı, 36 saat nöbet sonrası evine giderken ölen kadın doğum asistanı, bir şarjör mermiyle öldürülen kardiyoloji uzmanı kadar DEĞİLİM!) 

İşte bu tonlar bize acı tabloyu gösteriyor. Halkımızla grev yoluyla kurulmaya çalışılan bu iletişim anlaşılmıyor. Polikliniklerin kapalı olduğu günler aciller minimum %25 daha fazla hasta bakıyor. Çünkü ortadaki sorunu halkımız gerçekten sahiplenemiyor bu yüzden greve saygıda duymuyor (Azınlıkları kesinlikle ayırıyorum. Dün, sırf bir hekime taziyesini sunup destek vermek için acile gelen bir vatandaş oldu ve hasta değildi, şükür.)Lakin genele baktığımızda görüyoruz ki bu iş bu şekilde çözülmüyor. 

Bizim ülke çapında minimum 20-25 yıllık eğitimle oralara gelmiş insanları yok edersek ve biterlerse ne oluru anlamamız gerekiyor. Bir günlüğüne dahi olsa; Acillerin, sadece KIRMIZI ve KIRMIZIYA DÖNEBİLECEK SARILARI kabul eden ve kalan tüm SARI VE YEŞİLLERİ reddeden, kısacası sağlık sisteminin o gün polikliniklerce ve belirtilen şartlarda ACİLLERDENDE alınamadığı, doktorsuz bir günün tatbikatının yapıldığı bir greve ihtiyacımız var. Deprem tatbikatını nasıl ki deprem olursa ne yapabileceğimizi anlamak için yapıyorsak, yaşanabilecek bir SAĞLIK DEPREMİ için de TONLARI OLMAYAN BİR GREV yapabilmeliyiz!


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları