Biz Hiç mi Ergen Olmadık Demeyi Bırakalım mı?




Ergenlik:

İnsanlarda meydana gelen, çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik, bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkince tutum ve davranışlarının aldığı, cinsiyet karakterlerinin kazanıldığı, bireyin yetişkin rolüne psikolojik ve bedensel olarak hazırlandığı dönemdir. Ergenliğe giriş için kesin bir zaman olmasa da genel olarak kızlar 10-14 yaş arasında ve erkekler 12-16 yaş arasında yaşlarında ergenliğe girebilirler.

Ergenliğe giriş yaşı; genetik, ırkî, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağır bedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerden etkilenir. 

Bu dönemde kimlik karmaşası, anksiyete, öfke, depresyon gibi durumlar gözlenebiliyor. Riskli davranışlarda bulunabiliyorlar. Eskiden alışkanlıklarını terk edebiliyorlar. Ebeveynlerine ve çevrelerine karşı isyankar olabiliyorlar. Bunlar aslında bizim beklediğimiz davranışlar, beklediğimiz durumlar ama aşırıya kaçmadığı sürece.

YAKLAŞIM ŞEKLİMİZ DAHA YAPICI OLMALI

Yepyeni bir dünya desem yeridir. Malesef üzücü ama gerçek. Sosyal medyanın esiri olmuş ve gittikçe öncelikle kendisinden uzaklaşan bireyler.

Hal böyleyken bize düşen anlamak.

Bunu yazarken üzüldüğümü belirteyim. En acınası grubuz biz. Çocukluğumuz ailemizi anlamak ile olgunluk cağımız ise çocuklarımızı anlamak ile geçiyor. 

Bizden çok farklı bir nesil.

Dilleri farklı, soruları farklı, fıkraları farklı.

Örneğin; yakın arkadaş için önce “kanka”, kan kardeş’in kısaltması olarak kanka ile başlayan süreç, kanki, kankito, kardo, panpa gibi evrimler geçirdi.

Sınavının nasıl geçtiğini sorduğumuzda “mor ve ötesi” diye cevap verebilirler.

Komik buldukları şeyler için “lol” diyorlar.

Fıkraları bile çok ama çok farklı yepyeni bir cağın yepyeni bireyleri günümüz ergenleri. 

Bill Gates den karısı boşanmış . “Niye boşandın?” Diye sormuşlar. “Onunkisi hem mikro hem soft” demiş))))

Dedim ya çok farklı bir yeni dünya.

Ergenlik çağının vermiş olduğu gerginlik, isyankar tavırlar ve en önemlisi kişinin kendini ve çevresini yeni yeni keşfetmeye başladığı dönemde ailelerin çocuklarına daha empatik yaklaşmalıdır. Fakat bu kararsızlık demek değildir. Ergenlerin zaten kendini keşfetmeye başladığı dönem olduğu için ailelerin daha yapıcı şekilde yaklaşmaları gerekiyor. ‘Beni anlamıyorsunuz’ dediği zaman, gerçekten orada bir nokta vardır. Ebeveynler her ne kadar ‘Biz seni anlıyoruz’ dese de hala demek ki anlaşılmadığını düşünüyor. Bu sebeple daha onu anlayıcı, daha ona güven verici, ona sorumluluk yükleyici davranışlarda bulunulabilir. 

Ergen Psikolojisi İle Baş Etmenin En Önemli Yolları:

1. Aşırıya kaçmadan çocuklara sınır koymak, 

2. Onlara karşı daha yapıcı ve anlayışlı davranmak,

3. Bizde egen olduk yerine günün şartlarını düşünerek daha empatik davranmak...

KISACA:

Beyni halen gelişim aşamasında. Korkuları var, kaygıları var, endişeleri var. Bir var olma, kendini kabullendirme savaşı var. Onların bu zorlu döneminde ağızlarından çıkan sözleri, mimiklerini kişisel almayın. Ergence söylemek gerekirse bu “atarlı” dönemden sevgi ve sabırla el ele geçin!

Bu sürecin normal gelişiminin bir parçası ve geçici olduğunu bilerek sabırlı davranmalıyız. Çocuğa bağırmak, kızmak ve şiddet uygulamak, çocuğun daha da negatif tavır almasından başka bir işe yaramaz. En uygun yaklaşım, sakin, kararlı ve sabırlı olarak, çocuğun sakinleşmesini beklemektir.

Örneğin;

Benim ergenlik cağımda akıllı oluşu bize bağlı olan telefonlar yoktu.

Internet bu kadar ucuz ve yaygın değildi.

Ergeni Anlamak Şımartmak Olmamalıdır.!

Çocuğu şımartmamalıyız. İyi niyet bir şımartı gösterisi de değildir. Unutmayalım; ergenlere sınır koymak önemli. Eğer sınır koyarsak ve aynı zamanda onları anladığımızı ifade edersek her şey daha yolunda gidecektir. 

Unutmayalım!

Anlamak ve anlaşılmak ister her birey tıpkı sen veya ben gibi.

...


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları