Afet ve Acil Durum Planlama İlkeleri




TÜRKİYE AFET VE ACİL DURUM PLANLAMA İLKELERİNE BAKIŞ ELEŞTİRİLER, ÖNERİLER 

Afet ve Acil Durumlara hazırlık olgusu, bütün dünyanın siyasi ve ekonomik gündeminin birinci maddesi olmuş durumdadır. Zira giderek yok edilen doğal kaynaklar, değişen iklim koşuları ve depremler beraberinde sel, taşkın, göç, kuraklık, fırtına vs gibi birçok afet ve acil durumları ortaya çıkarmaktadır. 

Bazı bölgeler bu afet çeşitlerinin birden fazla türünü aynı anda yaşayabilmektedir. 

Afet ve Acil Durumlara hazırlanmak öncelikle iyi çalışılmış bir stratejiyi gerektirmektedir. Stratejisi olmayan hiçbir planın başarılı olma şansı yoktur. 

Türk Afet ve Acil Durum Planlama Stratejisi son 15 yıl içinde şekillenmeye başlamıştır. 1999 Marmara depreminin yıkımlarının ardından, bu işin ne kadar ciddi olduğunu kavrayan siyasi ve bürokratik yetkililer, daha ciddi adımlar atmaya başlamıştır. 

Öncelikle herbiri bir bakanlığa dağılmış olan, birbirinden habersiz ve koordinasyonsuz hareket eden, afet veya acil durumlarla ilgili ne kadar kurum varsa lavedilmiş, yerine tüm işleri tek çatı altında yürütecek olan Türkiye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı kurulmuştur. (AFAD)

AFAD’ın kurulması sahadaki yetki karmaşasının önüne geçilmesi bakımından ilk adımdır. İkinci adım, sağlam ve uygulanabilir, akılcı stratejilere dayalı afet ve acil durumlara hazırlık planları yapılmasıdır. Bu konuda da ciddi mesafeler alındığı söylenebilir. 

Bu çalışmada, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremlerinin tecrübeleri ışığında, AFAD kurumunu, Türkiye Afet Müdahale Planını (TAMP), Türkiye Afet Risk Azaltma Planını (TARAP), Yerel Afet Risk Azaltma Planlarını ve Ulusal Afet Yönetim Stratejimiz hakkında değerlendirmeler yapılacaktır. 

TÜRKİYE AFET YÖNETİM STRATEJİSİ

Türk afet yönetim stratejisi, taktik yaklaşımla hazırlanmış olan Türkiye Afet Müdahale Planı TAMP ve Türkiye Afet Risk Hazırlama Planı TARAP doğrultusunda oluşturulan, 81 il’in İl Risk Azaltma Planları ve İl TAMP planları üzerinden yürümektedir. 

Ayrıca stratejide yine taktiksel yaklaşımla, TAMP ve TARAP ile beraber TASİP (Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı) belirtilmiştir. 

Analiz 1

Türkiye Afet Sonrası İyileştirme Planı TASİP, afet sonrası iyileştirme planlarını içermesi açısından çok önemli ve bekletilmemesi gereken bir çalışmadır. TASİP hala hazır değildir. TASİP hazır olmadığı vaziyette 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri olmuştur. TASİP konusu belirsiz olduğu için sahada iyileştirme çalışmaları bir plana bağlı olarak yürümemektedir. 

Analiz 2

Afet Yönetim Stratejisinde, 81 il’in il risk azaltma planları yapılmış olmakla beraber, 81 il’in TAMP kapsamındaki planlarının olup olmadığı belli değildir. Ancak, strateji belgesinde bu planlar ‘’ TAMP 81 İl ‘’ olarak gösterilmiştir. 81 il valilik uhdesinde TAMP yaklaşımı içinde, kendi bölgelerinin özelliklerini de dikkate alan Afet ve Acil Durum Planlarını hazırlamışlar mıdır? Yoksa, genel olarak TAMP içinde kendi illerini ilgilendiren kısımları bulup alıp, İRAP planlarında mı gerekenleri yapmışlardır? Bu konu netleştirilmelidir. 

TÜRKİYE AFET RİSK AZALTMA PLANI (TARAP 2022 – 2030)

Tarap’ın amacı, risk azaltma çalışmalarının temel prensiplerini belirlemektir. 

Hukuki dayanakları

1959 tarihli Afet Kanunu, 2102 tarihli 6306 sayılı Afet Risi Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, 2018 tarihli 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi. 

Analiz 3

TARAP’ın hazırlanmasında dayanak olarak mevzuatın hiçbirinde ‘’ Risk Yönetimi ‘’ geçmemektedir. Risk Yönetimi paradigmalarını emretmeyen bir mevzuat ile, bağlayıcı özelliği olan bir risk yönetimi planlaması ortaya çıkması mümkün değildir. 

Analiz 4

TARAP içinde ulusal düzeyde genel risk parametreleri belirlenmiş ve ilgili kurum ve kuruluşlar gerekli hazırlıkları yapmaktan sorumlu tutulmuştur. Bu noktada noksan kalan durumlar vardır. Belirlenmiş olan bu an riskler çerçevesinde, il ve ilçe düzeyinde, o bölgelerin kendine özgü olan detay riskler belirlenmemiş olup, TARAP ve TAMP kapsamı ve vizyonu ile il ve ilçelerin afet risklerinin nasıl belirleneceği hususu belirsiz kalmıştır. 

TÜRKİYE AFET MÜDAHALE PLANI (TAMP)

TC. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Afet ve Acil Durum hizmetlerinin koordinasyonundan, eğitim politikalarının oluşturulmasından, bununla ilgili mevzuat düzenlemeleri yapılmasından sorumludur. TAMP ilk olarak 2104 yılında hazırlanmıştır. Tamp’ın amacı, afet ve acil durumlara ilişkin müdahale çalışmalarında görev alacak çalışma gurupları ve koordinasyon birimlerine ait rolleri ve sorumlulukları tanımlamak, afet öncesi, sırası ve sonrasındaki müdahale planlamasının temel prensiplerini belirlemektir. 

TAMP, ülkemizde yaşanabilecek her tür ve ölçekte, afet ve acil durumlara müdahalede görev alacak bakanlık, kurum ve kuruluşlar, özel sektör, STK’lar ve gerçek kişileri kapsar. 

24 Şubat 2022’de TAMP yeniden güncellenmiştir. 

TAMP’ın başarısı, sorumlu ve ilgili tüm paydaşlar tarafından sahiplenilmesine, ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyon içinde çalışmasına, belirlenen eylem ve hedeflerin zamanında, planın genel prensiplere uygun şekilde gerçekleştirilmesine bağlıdır. 

Planlar stratejik, taktik ve operasyonel perspektiflerle hazırlanmaktadır. 

Strateji yaklaşımı, kamu idarelerinin orta ve uzun vadeli amaçlarını, temel ilke ve politikalarını, hedef ve önceliklerini, performans göstergelerini, bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ile kaynak dağılımlarını içeren özellik taşımaktadır. 

Taktik yaklaşım, rolleri, sorumlulukları, görevleri tanımlamakta ve çalışma guruplarının yapacakları çalışmalar ile eylemleri ifade etmektedir. 

Operasyonel yaklaşım, personel, ekipman ve kaynak yönetimi gibi detayları kapsamaktadır. 

TAMP, taktik bir yaklaşımla hazırlanmıştır. Dolayısı ile direk sahada görev alacak olan çalışma gurupları ve koordinasyon birimlerine ait olan rolleri ve sorumlulukları tanımlamaktadır. 

TAMP ulusal ve yerel boyutta afet ve acil durumlarda, nasıl müdahale edileceğini ortaya koyan bir üst plandır. 

TAMP hazırlanırken hukuki dayanak olarak, 

7126 sayılı sivil savunma kanunu

7269 sayılı afet kanunu

2018 yılı 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 52. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi

2011 yılı afet ve acil durum müdahale hizmetleri yönetmeliği

2022 yılı afet ve acil durum müdahale yönetmeliği

2020 yılı kimyasal, biyolojik, radyolojik, nükleer tehdit ve tehlikelere (KBRN) dair görev yönetmeliği

2011 yılı ulusal deprem stratejisi eylem planı (UDSEP) alınmıştır. 

Nüfusu 50 binin üzerinde olan ilçelerin afetselliği değerlendirilerek valilikçe belirlenecek ilçelerde, ilçe AFAD merkezi kurulabilmektedir. İlçe AFAD Merkezi olarak kurulan ilçelerde il afet müdahale planı dikkate alınarak ilçe afet müdahale planı hazırlanması gerekmektedir. 

Analiz 5

İlçe ölçeğinde İlçe Risk Azaltma Planları, İRAP’lar gibi yayınlanmamaktadır. Dolayısı ile yapılıp yapılmadıkları belli değildir. 

TAMP hazırlanırken, 4 aşama takip edilmiştir:

Organizasyon

Analiz

Kapasite

Entegrasyon

TAMP hazırlanırken, 32 adet olası ihtimaller, varsayımlar dikkate alınacağı belirtilmiştir. 

Bunlar:

1) Muhtemel afetin geçmiş yıllarda o bölgede meydana gelen en büyük çaplı afetten daha büyük ve yaygın olabileceği, geçmişte bilinen afet hasarı olmasa dahi afet tehlike haritasındaki olası afetlerin meydana gelebileceği, 

2) Küresel ısınma, iklim değişikliği, kuraklık gibi yavaş gelişen doğal afetlerin süreç içinde daha önceden hiç yaşanmamış sonuçlar oluşturabileceği, 

3) Afetlerde yangınların çıkabileceği, sanayi ve enerji tesislerinde yangın, patlama, kimyasal sızma, akaryakıt veya petrol sızıntısı ve gaz kaçakları gibi ikincil afetler meydana gelebileceği, aynı anda birden fazla afetle birden mücadele edilmesi gerekebileceği, 

4) Hasar gören bina sayısının fazla olabileceği, açıkta kalan ailelerin barınma problemlerinin artabileceği, 

5) Afet bölgesi ve dışında ulaşım talebinin artabileceği, 

6) Ulaşım yollarında ve tesislerinde hasarlar meydana gelebileceği, ulaşımın bir süre aksayabileceği veya durabileceği, 

7) Barajların, santrallerin, akaryakıt depo ve tesisleri ile diğer önemli bina ve tesislerin hasar görebileceği veya tamamen yıkılabileceği, bu hasarlardan kaynaklanan can, mal kayıplarının olabileceği, 

8) İletişim ve haberleşme sistemlerinin kesintiye uğrayabileceği, 

9) Elektrik, doğalgaz, içme suyu, arıtma ve kanalizasyon tesislerinin ağır hasar görebileceği ve çalışamaz hale gelebileceği, bu durumun susuzluğa ve salgın hastalıklara yol açabileceği, ısınma, aydınlatma ve enerji sorunlarının ortaya çıkabileceği, 

10) Afetin, gece veya sabaha karşı meydana gelebileceği, mesai saatleri içerisinde veya tatil günlerinde, kış veya yaz şartlarından birisinde olabileceği, 

11) Hasarın büyük olabileceği, enkaz altında insanların kalabileceği, 

12) Kuvvetli artçı veya başka depremler sonucunda binaların hasar düzeyinin artabileceği hatta yıkılabileceği, 

13) Gıda, ilaç, ısınma, barınma vb. temel ihtiyaçların karşılanmasında zorluklar yaşanabileceği, 

14) Kamu binası, sağlık ve eğitim tesisleri gibi kritik tesislerin hasara uğrayabileceği, 

15) Görevli personel ve ailelerinin de afetten etkilenebileceği, 

16) Afet bölgesinde görevlendirilen ekiplerin de barınma, ısınma, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarının olabileceği, 

17) Afet bölgesinde asayiş sorunlarının ve toplumsal olayların olabileceği, 

18) Yiyecek, içecek, giyecek, barınma ve benzeri acil yardım ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve temininde acil yardım süresinin 30 günden daha fazla olabileceği, 

19) Kış ve yaz şartlarının genel hayatı etkileyecek derecede olumsuz geçebileceği, yaz aylarında gerçekleşen bir afetin etkilerinin kış aylarında da devam edebileceği, 

20) Afetin ve varsa ikincil afetlerin etki alanının birden fazla ili kapsayacak büyüklükte olabileceği, bu nedenle destek illerin de yardımına ihtiyaç duyulabileceği, 

21) Olay bölgesinde incinebilir gruplar ve yabancı uyruklu kişilerin olabileceği, 

22) Kontrolsüz nüfus hareketlerinin olabileceği, 

23) KBRN tehdit ve tehlikelerinin olabileceği, 

24) Karantina önlemlerinin gerekebileceği, 

25) Tahliye ve yerleştirme gerekebileceği, 

26) Kültürel ve tarihi mirasın etkilenebileceği, 

27) Komşu ülkelerde yaşanabilecek afetlerin ülkemizi de etkileyebileceği, 

28) Yaşanan afetler sonrası ekonomik krizlerin tetiklenebileceği, 

29) Afet bölgesindeki yeraltı ve yüzey su kaynaklarının kullanımının riskli hale gelebileceği, 

30) Afet bölgesindeki tarım alanlarının ve ürünlerin kirlenmiş olabileceği, 

31) Afet bölgesindeki hayvan varlığının doğrudan veya dolaylı yollarla tehlikeli maddelere maruz kalmış olabileceği, 

32) Nükleer afetlerde açığa çıkacak atık ısının aşırı sıcak geçen dönemlerde orman yangınları gibi ikincil afetlere sebebiyet verebileceği varsayılır. 

Analiz 6

Burada şöyle bir yaklaşım yanlışlığı vardır ki; varsayım veya ihtimal denilen şey ile risk kavramı farklı şeylerdir. Afet ve Acil Durumlarda genel ve yerel tüm riskler tespit edilmeden, varsayımlarla hareket edilmesi bir afet planı yaklaşımı açısından, aslında afet öncesi hazırlık aşamasını plan, zaman, kaynak ve personel bakımından etkisiz hale getirmek demektir. 

Bu mantık, kriz yönetimini merkeze alan, risk kavramı olmayan, 7269 sayılı 1959 tarihli Afet Kanunun ve Yönetmeliğinin ‘’ faraziyeler ‘’ bölümünde zaten bulunmaktadır. Bu mantıkla hazırlanmış planlarla müdahale edilen depremlerin ve diğer afetlerin sonucu ortadadır. 

TAMP’A GÖRE MÜDAHALE ORGANİZASYONU

Müdahale aşamaları, hazırlık, müdahale ve ön iyileştirme olarak 3 aşamalıdır. (Ön iyileştirmeye ait planın olmadığı yukarıda analiz1 kısmında belirtildi)

Olay veya Müdahale Seviyeleri

S1 seviyesi, yerel imkanlarla başa çıkılabilecek acil durumları belirtmektedir. 

S2 seviyesi, destek illerin takviyesine ihtiyaç duyulan durumlar içindir. 

S3 seviyesi, ulusal düzeyde desteğe ihtiyaç duyulan olayı göstermektedir. 

S4 seviyesi, uluslararası desteğe ihtiyaç duyulan bir afetin varlığını göstermektedir. 

TAMP’A GÖRE ULUSAL DÜZEYDE KOORDİNASYON BİRİMLERİ NELERDİR?

AFET VE ACİL DURUM KURULU

Afet öncesi risk değerlendirmesi yapmaktan, gerekli hazırlıkları planlamaktan, sorumludur. Afet ve Acil Durum öncesi bütün kurum, kuruluşlar ile sivil toplum arasındaki koordinasyonu inşa etmekten mesuldür. 

Analiz 7

Böylesine önemli temel planda en üst kurul olan Afet ve Acil Durum Kurulu (AADK) Başkanı ve üyeleri kimdir, belli değildir, TAMP’da belirtimemiştir. 5902 sayılı AFAD’ın kuruluş ve teşkilatlanmasını içeren kanunda, Madde 3’de Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulun varlığından bahsetmekte ve tanımını ‘’ Afet ve acil durumlarla ilgili olarak hazırlanan plan, program ve raporları onaylamakla görevli, Başbakan veya görevlendireceği Başbakan Yardımcısının başkanlığında, 

Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri, Maliye, Milli Eğitim, Bayındırlık ve İskan, Sağlık, Ulaştırma, Enerji ve Tabi Kaynaklar ile Orman bakanlarından oluşan Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu kurulmuştur. Kurul toplantılarına, ilgili bakan, kurum ve kuruluş, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve konu ile ilgili uzmanlar çağrılabilir. Kurul ylda en az 2 kez toplanır. Kurul ayrıca kurul başkanının isteği üzerine toplanabilir. Kurulun sekreteryasını Başkanlık (AFAD’ı kastediyor) yürütür. ’’ denmektedir. 

TAMP’da tarifi verilen Afet ve Acil Durum Kurulu ile, 5902 sayılı kanunda tarifi verilen Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu aynı şeyler midir? Aynı şeyler ise, 2022 yılında güncellenmiş olan TAMP’da bu kurulun Başkanı ve üyeleri açık açık yazılmalı değil miydi?

Zira afet olduktan sonra, gerek olay seviyesinin duyurulması, gerekse üst planlama açısından ilk açıklama, sevk ve idarenin kamuoyu ile paylaşılması bu kurulun başkanı tarafından yapılması gerekmektedir. Son 6 Şubat 2023 depremlerinde bu hususta noksanlığın oluşu, olay seviyesinin içişleri bakanı tarafından duyurulması ile beraber, bu kurulun sanki bakanlık veya Afad düzeyinde olduğu izlenimini doğurmuştur. 

Çok önemli bir noksanlık daha var: Afet öncesi, anı ve sonrasında, sahada merkez konumunda ana hizmetleri yüklenen, psikosoyal destek, aynı bağış, depo yönetim ve dağıtımından sorumlu olan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, varlığı veya yokluğu tartışmalı olan bu kurulun bir üyesi olarak gözükmemektedir. Bu afet ve acil durum yönetimi mantığı açısından kabul edilebilecek bir şey değildir. 

Analiz 8

TAMP kapsamında, olası afetlerde, afetin gerçekleştiği illere yakın olarak, destekten sorumlu birinci ve ikinci gurup iller mevcuttur. Büyük bir afette, bu destek illerin de afetzede olabileceği ve desteğe ihtiyaç duyacakları hesaba katılarak, üçüncü gurup destek şehirlerinin planlamaya katılması gerekmektedir. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında bu konuda sıkıntılar yaşanmıştır. 

Analiz 9

TAMP’da afetlere hazırlık, müdahale ve iyileştirme kapsamında sivil toplum kuruluşları ile işbirliği de vurgulanmaktadır. Afet ve Acil Durumlarda, mesleki açıdan direk veya dolaylı olarak ilgili olan Meslek Odaları da, her ne kadar sivil toplum kuruluşu statüsünde olmasalar da bu işbirliği içine dahil edilmelidir. 

BAŞKANLIK AFAD MERKEZİ

AFAD’tan sorumlu Bakan yardımcısı, ana çözüm ortağı olan bakanlık temsilcileri, diğer kurum ve kuruluşların temsilcilerinden oluşur. Afet sonrası, ulusal düzeyde tüm plan, görüşme ve kararlar burada değerlendirilir. 

AFET YÖNETİM MERKEZLERİ

Bakanlıklarda, bakan yardımcısı veya yetki vereceği üst yönetici başkalığında 7/24 esasına göre çalışır. Bu merkez işlerini, afet ve acil durum yönetim merkezleri yönetmeliğine göre yürütür. 

YEREL DÜZEYDE KOORDİNASYON BİRİMLERİ

İl düzeyinde Vali başkanlığında İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu İADDKK vardır. Bu kurulda garnizon komutanı, bld bşk, çalışma guruplarından sorulu ilgili bakanlıkların il yöneticileri, vali tarafından belirlenecek olan 1 muhtar ve stk temsilcisi bulunur. 

İAADKK’nın görevi, il afet müdahale planının Afad’ın belirlediği formata uygunluğunu sağlamak, yerel düzeyde çalışma gruplarının operasyon planlarının tatbikatlarının yapılmasını temin etmek, yerelde yapılan çalışma gurubu operasyonlarının il afet planına entegrasyonun gerçekleşmesini temin etmek, afet ve acil durum hazırlıklarının yapılmasını, yerelde olay türü planlarının hazırlıklarını inşa etmek, kritik tesislerin risklerini belirlemek ve gereğini yaptırmak, eğitim faaliyetlerini yaptırmak, afet ve acil durum hallerinde bilgileri değerlendirmek, alınacak önlemleri belirlemek, il afet müdahale planının uygulanmasını sağlamaktır. 

Yılda en az 2 kez valinin başkanlığında toplanır. Afet ve acil durumlarda talimat beklemeksizin İl Afad merkezinde toplanmaktır. 

İL AFAD MERKEZİ

Valinin veya vali yardımcısının başkanlığında 7/24 esasına göre çalışır. Sekretryayı İl Afet Ve Acil Durum Müdürlüğü İAADM yürütür. 

AFAD İŞLERİ SAHADA NASIL YÜRÜTÜR?

AFAD Afet ve Acil Durum Merkezi, bakanlıkların afet yönetim merkezleri ve il Afad merkezleri ile entegre bir şekilde , afet yönetimini sahada Operasyon servis, Lojistik ve Bakım Servisi, Bilgi ve Planlama Servisi olmak üzere 4 servis aracılığı ile yürütür.

Analiz 10

Operasyon Servisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına Ön İyileştirme Çalışma Guruları kapsamında Afet Psikososyal Destek Gurubunun, Lojistik ve Bakım Servisinde Ayni Bağış, Depo Yönetimi ve Dağıtım Gurubunun ana sorumlusu olarak görev verilmiştir. Burada, hazırlık bakımından aile ve sosyal hizmetler bakanlığına depoları önceden kurmayı, hazır hale getirmeyi mi emretmektedir? Yoksa, bu işlem AFAD tarafından mı yerine getirilip, olası afet müdahale ve sonrasında fiziki depoların aile ve sosyal hizmetler bakanlığına verilmesini mi emretmektedir? hususları belirsizdir. 6 Şubat 2023 depremlerinde bu belirsizlik, maalesef gelen binlerce yardım tırının taşıdığı malzemenin afetzedelere ulaştırılması konusunda gecikmelere yolaçmıştır. Çünkü deprem sonrası, gelen ayni bağışları teslim alan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, malzemeleri koyacağı depoları ilk etapta bulamamıştır. AFAD’ın ülke genelinde planda gözüken 27 ana lojistik deposu ve 54 cep lojistik deposunun verimli olmadığı anlaşılmaktadır. 

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bu zor süreçte, büyük bir başarıya imza atarak 50’nin üzerinde depoyu kendi imkanları ile bulmuş, kurmuş ve binlerce tır’ın malzemesinin biran önce depremzedelere ulaşmasını sağlamıştır. 

YEREL DÜZEYDE AFET MÜDAHALE PLANI

Ulusal Düzey Afet Planlarına entegredir. 

112 ACİL ÇAĞRI MERKEZİ

112 acil çağrı merkezi afet anlarında haberleşme sisteminde kesinti olması durumunda, ilk haberleşme çalışmalarını yürütür denmektedir. 

Analiz 11

112 Acil Çağrı Merkezinin bu tip bir durumda, hangi alternatif altyapı takviyesi ile devreye gireceği hususu belirsizdir. 

Analiz 12

Gerek TAMP, gerekse TARAP’da ‘’ Terör olayları ‘’ Afet ve Acil Duruma başlığı altında geçmemektedir. Bu konuda Afet ve Acil Durum Yönetim ilkeleri açısından çalışma yapılması bir noksanı tamamlamış olacaktır. 

ÖNERİ

İl ve İlçelerde mahalli ve mülki idareden bağımsız olarak, bilimsel bir Risk Değerlendirme Kurulu kurulabilir. 

Bu kurullar senelik bazda, il ve ilçeye özgü afet risklerini belirleyerek idare ile paylaşabilir. Heryıl , belirlenen risklerin ne kadarının giderildiği raporlanıp AFAD aracılığı ile yapılması gereken iş ve işlemler güncellenerek, siyasi iradeye karar desteği sağlanabilir. 

TARAP + TAMP 

İRAP + İL TAMP 

İL VE İLÇE AFET VE ACİL DURUM KOORDİNASYON KURULU (mahalli ve mülki görevliler)

İL VE İLÇE AFET VE ACİL DURUM RİSK DEĞERLENDİRME KURULU (bağımsız bilimsel üyeler)

İSTANBUL İRAP’DA DÜZELİTİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

1) 2020 yılında en fazla su tüketimi Haziran ayında 3. 104. 501 m3/gün, en düşük su tüketimi ise Şubat ayında 2. 671. 326 m3/gün olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılındaki verilere bakıldığında ise en fazla su tüketimi Eylül ayında 3. 189. 802 m3/gün, en düşük su tüketimi ise Ocak ayında 2. 741. 225 m3/gün olarak gerçekleşmiştir. İRAP SAYFA 43’de yazılı olan bu cümleler birbiri ile çelişmektedir. 

2) Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yürütülen çalışmalar kapsamında İstanbul Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü “İstanbul İli Riskli Rezerv Alanları Dağılım Haritası” hazırlanmıştır. (Şekil 1. 45) Sayfa133’de Bayrampaşa Vatan mah. rezerv alanı olarak ifade edilmiş. Oysa planın 282’inci sayfasında A1-H2-E12 kısmında, ‘’Bayrampaşa ilçesinde olası bir depremde fiziksel hasar görebilirliği yüksek olan Altıntepsi, Muratpaşa, Yenidoğan, İsmetpaşa, Terazidere, Ortamahalle, Yıldırım ve Kartaltepe mahallerinde öncelikli olmak üzere yıkılması veya ağır hasar görmesi muhtemel yapıların ilk 1 yıl içinde tespitlerinin yapılarak sonraki 10 yıl içinde her yıl en az %10’unu gerçekleştirecek şekilde kentsel dönüşüm veya bina yenileme projeleriyle yıkılıp yeniden yapılacak veya güçlendirilecektir. ’’ denilmektedir. 

3) Sayfa 282 A1-H2-E11 deki ifade, ’’ Başakşehir ilçesinde olası bir depremde fiziksel hasar görebilirliği yüksek olan Ziya Gökalp, Şahintepe ve Güvercintepe mahallerinde öncelikli olmak üzere yıkılması veya ağır hasar görmesi muhtemel yapıların ilk 1 yıl içinde tespitlerinin yapılarak sonraki 10 yıl içinde her yıl en az %10’unu gerçekleştirecek şekilde kentsel dönüşüm veya bina yenileme projeleriyle yıkılıp yeniden yapılacak veya güçlendirilecektir. Bayrampaşa ilçesinde olası bir depremde fiziksel hasar görebilirliği yüksek olan Altıntepsi, Muratpaşa, Yenidoğan, İsmetpaşa, Terazidere, Ortamahalle, Yıldırım ve Kartaltepe mahallerinde öncelikli olmak üzere yıkılması veya ağır hasar görmesi muhtemel yapıların ilk 1 yıl içinde tespitlerinin yapılarak sonraki 10 yıl içinde her yıl en az %10’unu gerçekleştirecek şekilde kentsel dönüşüm veya bina yenileme projeleriyle yıkılıp yeniden yapılacak veya güçlendirilecektir. ’’ şeklindedir. Bayrampaşa ilçesi yanlışlıkla Başakşehirle birleştirilerek yazılmış. Oysa her ilçe tek tek ve ayrı olarak yazılıyor planda. 

4) Sayfa 361in baş kısmı formata uygun görünümde değildir. 


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları