Bir ülkenin medeniyet ölçüsü, en zor anında vatandaşına sunduğu sağlık hizmetidir. Bir başka deyiş ile acil servislere başvuran hasta sayısı ülkenin gelişmişliği ile ters orantılıdır. Peki, bugün acil servis koridorlarında sürünerek can veren, kalabalığın içinde kaybolan gerçek acil hastalarımızın durumu neyi gösteriyor? Cevap net ve acımasız: Sistem iflas etmiş, acil kavramı ayaklar altına alınmıştır. Bu, basit bir yoğunluk değil; can güvenliğini tehdit eden, kamu sağlığını hiçe sayan bir skandaldır.
Acil servis, adı üstünde acil hastaların başvuru kapısıdır. Kalp krizi, inme, ağır kanama, solunum durması gibi saniyelerin bile tek bir cana bedel olduğu durumların mekanıdır. Ancak şu an bu hayat koridorları, randevu bulamayanın, sabırsızlananın, basit bir ateş için bile başvuran acil olmayan hastaların işgali altında. Bu bir tercih değil, sistematik bir başarısızlıktır. Birinci basamak hizmetlerinin yetersizliği, MHRS sistemindeki erişim çıkmazları ve plansızlık, vatandaşı acil servise sürüklüyor. Sonuç? Gerçek acil hasta, gürültünün, beklemenin ve dikkat dağınıklığının içinde kayboluyor. Hekim, basit bir burun akıntısı şikayeti ile gelen onlarca kişiye zaman ayırırken, köşede bir sedyede sessizce mücadele eden kalp krizi hastası, değerli dakikalarını kaybediyor. Bu gecikmelerin faturası bazen hayatla ödeniyor.
Burada suçlanacak olan, çaresizlikten veya bilgisizlikten o kapıdan giren vatandaş değildir. Asıl suç, bu kaosu öngöremeyen, önlem almayan ve yangını söndürmek yerine seyreden sağlık yönetim anlayışındadır. Acil servisler bir "hızlı hizmet marketi" değildir! Bu algıyı değiştirmek, güçlü bir toplumsal bilinç kampanyası ile mümkündür. Ancak daha acil ve somut adımlar şarttır:
Bu bir uyarıdır. Bugün acil serviste kaybolan, yarın sizin sevdikleriniz olabilir. Sistem, bu hoyratlıkla sürdürülemez. Sorumlular, bu kepazeliği seyretmekten vazgeçip derhal harekete geçmeli. Acil servis, acil olan içindir. Bunu sağlamak, bu ülkenin sağlık otoritelerinin en temel ve insani görevidir. Görevinizi yapın! Geç kalınan her müdahalenin vebali, bu kayıtsızlığın altına imza atanlara aittir.
Bu makale 1.12.2025 10:58:17 tarihinde eklenmiş ve toplam
kere okunmuştur.

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.