İstanbul trafiği tüm zamanların en önemli problemlerinden biri olmaya devam ediyor. Her gün ortalama 700 yeni aracın trafiğe katıldığı, nüfusunun fiili sayısı 20 milyonu aşmış bulunan bir şehrin trafiğinden bahsetmek elbette kolay değil. Bu trafiğin rahatlaması sadece trafikçilerin elinde de değil tabi. Multidisipliner bir yaklaşımla, trafiği doğuran nedenlere odaklanarak analizler çok kereler yapılmış. Raflar bu soruna çözüm önerilerini içeren çalıştay raporları ile dolu. Önemli olan uygulamak. Uygulamak konusunda herkes ve her kesim üzerine düşeni yapmak zorunda.
Şimdi İstanbul’a dair bazı çarpıcı veriler verdikten sonra, her türlü zorluğa rağmen trafiğe çözüm olacak önemli reçeteyi paylaşacağım.
İstanbul 5.313 km2 ve 20 milyona yaklaşan nüfusu ile dünyanın hatırı sayılır "sorunlu" şehirleri arasına çoktan girmiştir.
5 milyon 899 bin 555 tane karayolu aracı var bu kentte. Bunun 3 milyon 853 bin 349’u otomobil.
Günlük toplam yolculuk sayısı 30 milyon civarında. Bu miktarda araç, insan ve trafik hareketliliğinden söz edilen bir yerde sadece genel tedbirlerin yetmeyeceği, şehre özel strateji ve taktiklerin geliştirilmesi gerektiği ortada.
İnsan ömrü ve günlük zaman değerli. 2024 yılında İstanbul’da trafikte geçen zaman kaybı 105 saattir. Bu rakam Newyork’ta 102, Londra’da 101, Paris’te 97 saattir. Dikkat edilirse, İstanbul ortalama trafikteki zaman kaybı bakımından dünya şehirlerini geçmiş bulunuyor.
İstanbul’da toplu taşımanın payı 2024’de % 27-30 civarında olup planlamada % 40’ çıkarılma hedefi olduğu söyleniyor.
Afet olmasa bile acil bir durumda, özellikle yangınlarda baş kurtarıcı olan İtfaiyenin yangınlara İstanbul’da varış süresi 2020’de 05:41 dk/sn iken, bu rakam 2024’de 06:46 dk/sn oldu. 2020’de İstanbul’da 100 bin kişiye düşen yangın sayısı 133,1 iken, 2024’de 158,9 oldu. Görüldüğü gibi İstanbul’da bu açıdan olaylar artmakta ancak varış süreleri uzuyor.
Devletin 2053 İstanbul Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı 3 hedef üzerine kurulu:
İstanbul’da toplam raylı sistem 328,7 km gözüküyor. (217,35 km İBB, 110,60 TCDD, 0,75km diğer)
İBB’nin planına göre 2050 yılına kadar raylı sistem 739,46 km olacağı yönünde.
Ulaşım ve Trafik konusunda bir duayen olan, İstanbul Ticaret Üniversitesi Kentsel Sistemler ve Ulaştırma Yönetimi Yüksek Lisans Programı Ana Bilim Dalı Başkanı ve Ulaştırma Sistemleri Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü kıymetli Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı’nın hesaplarına göre hemen şimdi İstanbul’da 1.200 km raylı sistem ağını kurabilirsek trafik işi çözülmüş olacak. Yani periferlere kadar zamanında, sık ve konforlu şekilde işleyen metro ve tramvay ağının kurulması İstanbul trafiğinin bitirilmesinin reçetesi.
Başka türlü neredeyse lavaboya bile araba ile gitmeye alışmış olan ve trafiği tek kişi olarak aracı ile her gün işgal eden insanları arabalarından indirip toplu taşımaya bindiremeyeceğiz.
Şimdi burada ulaştırma açısından bir bakış farklılığı ortaya çıkıyor. İstanbul’da toplu taşıma oranını % 40’a çıkarmayı, 2050 yılında 739,46 km raylı sistem hedefini koymayı düşünmek eğer bir teknik hesap hatasından kaynaklanmıyorsa “Ben İstanbul trafik sorununu çözemeyeceğim” demektir.
Peki şimdi 1.200 km metro tramvay yapmak mümkün mü? Evet mümkün. Ezberinizi bozarsanız her şey mümkün.
Mustafa Ilıcalı hocanın çoktandır önerdiği model İstanbul’un kurtuluşu olabilir: Lastik tekerlekli metro. Maliyeti demirden olana göre 1/7 daha düşük, kurulumu hızlı ve güvenli.
Üstelik de mevcut metrobüs güzergahı hemen bu yeni sisteme dönüştürülebilir.
Mustafa Ilıcalı hoca diyor ki: Bu sistemin Güney Kore, Fransa ve ABD ile bazı Avrupa ülkelerinde uygulanıyor, sistemin kontrolünü merkeze bağlı ve güvenli. Hem maliyet açısından hem daha yüksek eğimi tırmanma, daha dar yarıçapı dönme açısından büyük avantajları var. Metrobüs zaten böyle bir sisteme dönüşmeye uygun.
Biz bu işi 2 sene içinde çözeriz, hedefimiz bu olmalı. Yapılmayacak iş değil. İstanbul trafiğine reçete belli oldu. 1.200 km’lik bir ağa ulaşmak. Bunu hemen yakalamak. Bunun için de lastik tekerlekli metro sistemine geçiş yapıp mevcut 328,7 km’lik ağ ile entegre etmek.
Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı hocamızın bu önerisi, afet riski altında olan İstanbul’un afet lojistiği ve ulaşımı açısından da son derece mantıklı ve önemli. İlaç hastaya verilmezse şifa bulması beklenmez. İstanbul’da olan her Belediye Başkanının bu işe kafa yorup bu konuyu gündemlerine almalarını öneririm.
Bizim dünyaya örnek olacak kapasitede potansiyelimiz var. Azmimiz de şevkimiz de sorunların üstesinden gelmeye yeter Türk Milleti olarak.
Sağlık ve afiyet dileklerimle.
Bu makale 28.8.2025 10:15:21 tarihinde eklenmiş ve toplam
kere okunmuştur.

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.