Archem Diagnostic CEO’su Dr. Salih Uca, Güney Afrika’da düzenlenen uluslararası sağlık fuarında Türkiye’yi temsil ediyor. Az sayıda Türk firmasının katılımına rağmen, yerli üreticilerin mücadelesini ve sağlık sektöründeki durumu değerlendirdi.
Archem Diagnostic CEO’su Dr. Salih Uca, Güney Afrika’daki fuarda Türkiye’yi temsil ediyor
Güney Afrika’da düzenlenen uluslararası sağlık fuarında Türkiye’yi temsil eden firmalardan biri de Archem Diagnostic oldu. Şirketin CEO’su Dr. Salih Uca, fuarda yaşananları ve Türk sağlık sektörünün geldiği noktayı gazetemize değerlendirdi.
Fuarda Türkiye’nin görünürlüğü nasıl, bizi nasıl temsil ediyorsunuz?
Fuardayız, Türkiye’mizi temsil ediyoruz. Başkonsolosumuz Sayın Yonca Sunel Hanım standımızı ziyaret etti, sunumumuzu büyük bir ilgiyle dinledi ve gurur duydu. Bu bizim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu.
Türkiye’den katılım yeterli mi?
Açık söylemek gerekirse, Çin, Hindistan ve Pakistan adeta gövde gösterisi yapıyor. Fuardaki stantların neredeyse yarısı bu ülkelere ait. Türkiye’den ise sadece 5-7 firma katıldı. Üstelik bazı firmalarımız yabancı ortaklıklara geçmiş durumda. Örneğin Aygün, artık yabancı ortaklı bir şirket olarak burada yer alıyor.
Diğer ülkelerle kıyasladığınızda durum nasıl görünüyor?
Pakistan’ın stantları bile bizden 20 kat daha büyük bir alanda yer alıyor. Bu tablo biraz hüzünlü, biraz düşündürücü. Ama buna rağmen biz buradayız ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye devam ediyoruz.
Sağlık Bakanlığı’nın yerli üreticilere bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Her ne kadar Sağlık Bakanlığımız bizi hâlâ “üvey evlat” kontenjanından değerlendiriyor olabilir ama biz sağlık üreticileri olarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Azalsak da, yok olsak da hâlâ buradayız ve mücadele ediyoruz.
Yerli üreticilerin dış pazara açılmalarının önündeki engeller sizce nelerdir?
Öncelikle IVDR (Tıbbi Tanı Amaçlı İn Vitro Cihazlar Yönetmeliği) sorununun çözümlenmesi gerekmektedir. Bu yönetmelik sorunu, çoğu zaman evrensel firmaların yerli üreticileri bloklamak için kullandığı bir araç haline gelmiştir. IVDR sertifikasyon süreci ne Sağlık Bakanlığı ne de Türk Standartları Enstitüsü tarafından yürütülmemektedir. Bu nedenle, IVDR sertifikasına sahip olmayan yerli üreticiler dış pazara açılamamaktadır.
Bir diğer önemli sorun ise yurtiçi alımlarda yerli firmaların yeterince desteklenmemesi ve destekleyici mevzuatların tam anlamıyla uygulanmamasıdır.
Tüm bu nedenlerle, kendi ülkesinde gerekli desteği göremeyen bir üreticinin uluslararası pazarlarda yer edinmesi ve rekabet etmesi oldukça güç hale gelmektedir.
Son olarak fuardan beklentileriniz nedir?
Asıl beklentimiz, Türkiye’nin sağlıkta üretim gücünü daha görünür kılmak. Biz Archem Diagnostic olarak ülkemizi uluslararası platformlarda en iyi şekilde temsil etmek için çalışıyoruz.
Bu haber 4.9.2025 10:45:14 tarihinde eklenmiştir.
Toplam okunma sayısı :

Dezavantajlı Bölgelerde İnme Vakaları Daha Geç Tanınıyor

Acil Servis Kalabalığına Yeni Bir Öneri

Karaciğer Dışı Kist Hidatik Tanısında Zorluk: Erciyes Üniversitesi’nden Dikkat Çeken Araştırma

Obezite Kalp Yetmezliği Riskini 3 Kata Kadar Artırabiliyor

Yüksek Doz Grip Aşısı Kalp Yetmezliği Nedeniyle Hastane Yatışlarını Azaltabilir

Cinsel Yönelimde Hormonların Rolü

Bilişsel Çelişki Teorisi

Egzersiz Bağlılığı İçin Ezber Bozan Yaklaşım!

Kronobeslenme

Grelin Hormonu

Ne Yediğiniz Kadar Ne Zaman Yediğiniz de Önemli

Yaz Aylarında Böcek Isırıkları ve Arı Sokmalarına Dikkat

Karpuz Süper Gıda mı? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

Mide Yanmasını Azaltan Besinler

Çocuğunuz İçin Sakin Kalın

Antibakteriyel Sabunlar Sandığınız Kadar Masum Değil!

Yaşlı Hastalar İçin Acil Servislerde Yeni Dönem: Geriatrik Acil Servisler

Kurban Bayramı’nda El Kesilerine Dikkat

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.