Gece Yeme Sendromu: Sessizce Yayılan Tehlike

Beslenme ve Diyet / Genel Sağlık / SAĞLIĞINIZ İÇİN

Gece Yeme Sendromu: Sessizce Yayılan Tehlike

Uzmanlar, gece yeme sendromunun (Night Eating Syndrome) toplumda sanıldığından daha yaygın olduğunu ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.




Geceleri sık sık uyanıp yemek yeme ihtiyacı duymak, sadece alışkanlık değil, aslında bir hastalık belirtisi olabilir. Tıp literatüründe gece yeme sendromu olarak bilinen bu durum, bireyin günlük kalori ihtiyacının en az yüzde 25’ini akşam yemeğinden sonra almasıyla tanımlanıyor.

Kimlerde Görülüyor?

Gece yeme sendromu hem kadınlarda hem erkeklerde görülebiliyor ancak çocuklarda nadiren rastlanıyor. Araştırmalara göre, toplumun yaklaşık yüzde 1-2’si bu rahatsızlıktan muzdarip. Obezite sorunu yaşayanlarda ise oran çok daha yüksek. Özellikle mide küçültme (gastrik bypass) ameliyatı geçirenlerin yaklaşık yüzde 28’inde bu sendrom gelişebiliyor.

Psikiyatrik hastalarda da tablo daha belirgin. Madde kullanım bozukluğu olanlar ve antipsikotik ilaç kullanan bireylerde gece yeme sendromunun görülme riski oldukça yüksek.

Belirtiler

Gece yeme sendromuna sahip kişiler, geceleri uyandıktan sonra genellikle 200-300 kalorilik küçük öğünler tüketiyor. Daha çok karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler tercih ediliyor. Sabahları ise iştahsızlık dikkat çekiyor. Bu kişiler, uykuya dalabilmek için yemeği bir araç olarak görüyor.

Ayrıca depresyon ve özgüven sorunları sendroma eşlik edebiliyor. Uyku hormonu melatonin seviyelerinde düzensizlikler de rahatsızlığın biyolojik temellerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Riskler

Gece yeme sendromu sadece kilo alımına yol açmıyor. Kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon ve diyabet riskini de artırıyor. Önemli olan nokta, her hastanın fazla kilolu olmaması; yani zayıf kişilerde de bu sendrom ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Tedavi

Uzmanlara göre, tedavide psikoterapi yöntemleri ön plana çıkıyor.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT)
  • Diyalektik Davranışçı Terapi (DBT)
  • İnterpersonal Terapi (IPT)

Bu yöntemler, bireyin yemekle kurduğu ilişkiyi düzenlemeyi, stresi azaltmayı ve olumsuz duygu durumunu kontrol etmeyi hedefliyor.

 




Bu haber 8.9.2025 11:03:02 tarihinde eklenmiştir. Toplam okunma sayısı :


Haber Kaynağı : Saglikciyiz.com.tr

Haber Gezintisi

  • Kavurucu Sıcaklar Kapıda

  • Acil Servislerde Gürültü Sorunu

  • Dezavantajlı Bölgelerde İnme Vakaları Daha Geç Tanınıyor

  • Acil Servis Kalabalığına Yeni Bir Öneri

  • Karaciğer Dışı Kist Hidatik Tanısında Zorluk: Erciyes Üniversitesi’nden Dikkat Çeken Araştırma

  • Obezite Kalp Yetmezliği Riskini 3 Kata Kadar Artırabiliyor

  • Yüksek Doz Grip Aşısı Kalp Yetmezliği Nedeniyle Hastane Yatışlarını Azaltabilir

  • Cinsel Yönelimde Hormonların Rolü

  • Bilişsel Çelişki Teorisi

  • Egzersiz Bağlılığı İçin Ezber Bozan Yaklaşım!

  • Kronobeslenme

  • Grelin Hormonu

  • Ne Yediğiniz Kadar Ne Zaman Yediğiniz de Önemli

  • Yaz Aylarında Böcek Isırıkları ve Arı Sokmalarına Dikkat

  • Karpuz Süper Gıda mı? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

  • Mide Yanmasını Azaltan Besinler

  • Çocuğunuz İçin Sakin Kalın

  • Antibakteriyel Sabunlar Sandığınız Kadar Masum Değil!

Benzer Haberler