Şehirde Güneş Hakkı İnsan Hakkıdır




Her sabah dünya yeniden uyanır güneşin gülümseyen yüzü ile.  Kış aylarında buğulu da olsa, güneş aydınlatır yüreğimizi. 

Karanlık kış sabahlarında işe gitmek için yollara düştüğümüzde, aydınlanan ortalık ile moralimiz yerine gelir, bir çay daha çeker canımız.

Güneş hiç darılmaz ve gücenmez. Ne zaman perdeyi çeksek o tebessüm eden yüzü ile ılık bir huzur verir ruhumuza.

Hastane camından umutsuzca bakan yaşlı hastanın morali düzelir güneş ona gülümseyince.

Küçük bir çocuğun sabahın neşesini hissettiği, topacını çevirmeye başladığı andır Güneşin gülümsediği dakikalar.

Japonya’nın dar sokaklı şehirleri, Tokyo gibi yüksek nüfus yoğunluklu yerleri güneşin gülen yüzüne aşık insanlar tarafından yönetiliyor.

Çok katlı bir bina yapıldığında etrafında olan yapıların güneşini engellemeyeceğine emin olunduktan sonra izin veriliyor.

Kimsenin başkasının GÜNEŞ HAKKINI gasp etmesine müsaade edilmiyor. 

Penceremin sadık ziyaretçisi, yaşlımın her sabah yeniden hayata merhabasının mutluluk kaynağı, sevinçle bakkala koşan çocuğun içindeki sevinç kıpırtılarının sebebi, insanların moral kaynağı olan, sağlık vesilesi GÜNEŞİMİ Japonya’da yaşıyorsam benden alamıyor kimse.

Bu duygu yüklü cümlelerin ve hissiyatımızın hukuken güvence altına alındığı bir mevzuat var medeni toplumlarda.

Şöyle bir bakın bizdeki büyükşehirlere özellikle. Sağını solunu gölgelemiş, ortada bir garip varlık gibi yükselen binaların gittikçe arttığı yerler haline geldi.

O yapıları yapanlar, içlerinde oturanlar şöyle bir dikkatle baksınlar bugün etraflarına. Acaba her gün doğan güneşi bekleyerek gece uykusuz kalan kaç yaşlımızın karanlıkta kalmasına sebep oluyorlar?

Kaç çocuk sabah yatağına bir oyun topu gibi düşen o sıcacık küreden mahrum kalarak uyanıyor?

Kaç ev hanımın mutfakta ışığı olan bir aydınlığı karanlıkta bıraktınız biliyor musunuz?

Yaptınız mı hesapları bu inşaatları koca koca dikerken? Yoksa yok muydu böyle bir derdiniz?

Bu nizamsızlıkla oluşturduğunuz kentlerde bir gün yaşlanıp eliniz ayağınız tutmadığında, sizler de güneşi göremeyen odaların yalnızlığını yaşayabileceğiniz hiç aklınıza geldi mi?

Her fırsatta geçmiş medeniyetlerimize atıfta bulunan, atalarımızın hak ve hukuk anlayışından dem vuran bizlerin, GÜNEŞ HAKKININ BİR KUL HAKKI olduğunu hatırlamalarını ve bunun bir KAMU HAKKI olarak mevzuatla güvence altına almalarını diliyorum.

Gelecek nesillerin bize gösterecekleri davranış biçimlerinin yazılımlarını bu çeşit miraslarımızla yazıyoruz, hiç böyle düşündünüz mü?

Modern Şehirleşmenin kadim kültürden alacağı en önemli derslerden biridir bu.

Benim şehrimde, ilçemde kimse kimsenin güneşini kesmesin.

Rahmetli anacığım derdi bana:

Can oğlum, güneşin hiç noksan olmasın.

Güneşli, sağlıklı ve tebessümlü günler diliyorum.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Bu makale 15.6.2026 16:11:02 tarihinde eklenmiş ve toplam kere okunmuştur.