Bu araştırmalar yapılırken, olası tedavi etkinlikleri konusunda bilgi edinilmeye çalışılır. Preklinik çalışmaların en önemli özelliği ilacın toksik tesirlerini ortaya koymasıdır. Pek çok molekül daha başlangıç aşamasında, ortaya çıkan preklinik etkilerden dolayı devre dışı kalır.
İlaç olarak insanların önüne ürün koymak, bir gıda maddesi koymak gibi değildir elbette. İlaç denildiğinde doğal veya sentetik kaynaklı molekül akla gelmektedir.
İlaç olabilecek molekülün kaynağı ne olursa olsun onu ilaç yapan araştırma ve geliştirme sürecidir. Bu süreç uluslararası düzenlemelerle kontrol edilir. Ayrıca etik kurul dediğimiz oluşumların takip ettiği bir dizi etik kontrol mekanizması vardır. Bu çok ciddi tutulan bir süreçtir. Herhangi bir kontrol aşamasındaki noksanlık ya da hata, ilacın ruhsat almasına engel olabilir ve molekül çöpe atılabilir. Bu aslında o molekülün değersiz olduğu anlamana da gelmez. Ama kurallara uymak ve disiplin önceliklidir. Aslında buna biz, usul esasın önüne geçmiştir de diyebiliriz.
Keşfedilen veya sentezlenen bir molekül artık bir "ilaç aday adayı" dır. Bu aşamadaki ürün için literatürde "New Chemical Entity" (Yeni Kimyasal Ürün) denilir. Bu aday adayı molekül preklinik dediğimiz, ciddi literatür ve diğer klinik öncesi araştırma ve taramalardan geçer.
Bu araştırmalar yapılırken, hayvan modelleri de kullanılarak olası tedavi etkinlikleri konusunda bilgi edinilmeye çalışılır. Preklinik çalışmaların en önemli özelliği ilacın toksik tesirlerini ortaya koymasıdır. Pek çok molekül daha başlangıç aşamasında, ortaya çıkan preklinik etkilerden dolayı devre dışı kalmaktadır.
Bu açıdan bakıldığında preklinik çalışmalar, molekülün etkililiği, güvenliliği ve toksisitesi hakkında bilgi üretilir. Preklinik aşama bir ilaç adayı molekül için ön barajdır.
İkinci aşama klinik aşamalardır. Biz buna Faz aşamaları diyoruz. Faz 1, 2, 3, 4 bulunmaktadır. Faz 1 ile ilaç adayımız insan bedeni ile ilk temasını gerçekleştirmektedir. Burada ilaç için etik kurullar devreye girmektedir. Preklinik verilerine bağlı olarak sonuçlar eğer olumsuz değil ve insan için yüksek risk taşımıyorsa, etik kurullar bunu değerlendirir ve Faz 1 için onay verir. Onay alınırsa insan üzerindeki çalışmalara geçilir.
Artık molekül "ilaç adayı" olmuştur. Literatürdeki karşılığı ise "Investigational New Drug" (Yeni Araştırma İlacı)’dır. Klinik aşamalar ve insan ile temas "Faz I" ile başlar; genellikle sağlıklı gönüllülerde uygulanır. İlacın insan bedeninde gösterdiği farmakokinetik özelliklerinin, toksik düzeylerinin, ilacın ilk dozunun ve katlamalı artırılarak (eskalasyon) ulaşılan tolere edilebilir doz sınırları ortaya konulur. Bu aşamada sorumlu bir klinik farmakologdur.
Faz 1 için 20-100 arasında sağlıklı gönüllü çoğu kez yeterli olur. Gönüllülerin yaşamını güvence altına alabilecek çok özel, akredite klinikler kullanılır. Faz I çalışmasına başlanan ilaç adaylarının genellikle ortalama %40’ı başarısız bulunur ve bir sonraki aşamaya geçilmez.
Daha sonra Faz II çalışmalarına geçilir. Faz II, güvenlilik ve etkililik araştırma dönemidir. Burada, etkili terapötik doz aralığını belirlemek temel hedeftir. 50-300 hastada ilacın beklenen endikasyonuna uygun şekilde araştırma gerçekleştirilir. Ayrıca ortaya çıkan yan etkiler, ön görülebilen veya görülemeyen riskler de gözlenmeye çalışılır. İlaç önce tek başına çalışılır daha sonra karşılaştırmalı (plasebo ya da o endikasyonda ruhsatlı bir başka ilaçla) çalışmalara geçilir ki bunlar kontrollü niteliktedir.
Faz II, çok daha uzun sürecek ve çok fazla sayıda insanda gözlemlenecek ve ölçümlenecek olan Faz 3 sürecinin öncüsüdür. Faz 3 bu nedenle çok daha uzun ve masraflı bir aşamadır. Faz II çalışmasına geçilmiş ilaçların ortalama %60 kadarı başarısız bulunur.
Faz III çalışmaları, ilacın özelliğine göre değişmekle birlikte genellikle 3000-10000 (ortalama 5000) hastada yürütülür. Yeterli sayıda hastaya hızlı biçimde ulaşabilmek için Faz III çalışmaları çoğu kez etik açıdan da onaylanmış standart bir protokol çerçevesinde çok merkezli olarak yürütülür. Böylece bir çok yerde bir çok insan üzerinde aynı anda araştırmalar yürütülmüş olur.
Araştırmanın objektif olabilmesi için, önlemek için çift-kör uygulaması ve randomizasyon aranır. Bir Faz III çalışmasının tamamlanması yıllar alabilir. Her şey yolunda giderse artık ruhsat almak için başvuru yapılmaya hazırdır.
Bu haber 29.12.2019 14:22:36 tarihinde eklenmiştir.
Toplam okunma sayısı :

Sağlık Turizminde 'Ucuz' Tercihin Ağır Bedeli

Minimalist Kongre

Düzenli Jinekolojik Muayene Hayat Kurtarıyor

Yapay Zekâlı Yazıcılar Hekim Tükenmişliğini Azaltıyor

Yüksek Yağlı Peynir ve Krema Tüketimi Demans Riskini Azaltabilir!

Yapay Gıda Boyaları Çocukların Davranış ve Sağlığını Nasıl Etkiliyor?

Aralıklı Oruç Diyetinde Yağ ile Kaslarda Gidebilir

Yeni ve Ulvi Görevinde Başarılar

Acil Tıp Uzmanları Uyarıyor: Grip Mevsimi Geldi, Aşı Hayat Kurtarır!

Kapadokya Acil Tıp Sempozyumu – Cerrahpaşa Günleri Nevşehir’de Gerçekleşti

İstanbul’da Şüpheli Zehirlenme Vakası

Karbonmonoksit: Gizli Tehlike

Doğru Nefes Alımı Yaşam Kalitesini Yükseltiyor

Çocuğum Bronşit Olmuş

Grip Aşınızı Yaptırın

Nefes Testi ile Hastalıkların Erken Teşhisinde Yeni Dönem

Günlük Daha Az Su İçmek Stres Hormonunu Artırıyor

Ozon Yararlı mı Yoksa Zararlı mı?

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.