Anlamsız ve Bağnazca Bir Düşmanlığın Kurbanı: FİTOTERAPİ - 3

DOSYA

Anlamsız ve Bağnazca Bir Düşmanlığın Kurbanı: FİTOTERAPİ - 3

Evet, bir molekülün 'ilaç' olarak nitelenebilmesi için, geçirmesi gereken yolculuğu bu şekilde özetlemiş olduk. Hepsi gereklimidir? Kesinlikle gereklidir. Bu konuda en küçük bir taviz verilmesi bile söz konusu olamaz. Bu aşamalara kimsenin de itiraz ettiğini düşünmüyorum.




Bu başvuruya "New Drug Application" (Yeni İlaç Başvurusu) denilir. Bu kadar insan ve zaman emeği harcanmasına rağmen Faz III çalışmasında başarısızlık oranı ortalama %40 dolayındadır ve ruhsat başvurusu bile yapılmayabilir. 

Sonuç olarak, klinik aşamaların tümünü tamamlayıp ruhsat başvurusu yapabilen ilaçlar yola çıkılanların genellikle %10’udur.

Ruhsat başvurusunun değerlendirilmesi de 1 yılın altına inmez. Bu değerlendirme aşamasında bile ruhsat için başvuranların neredeyse %20’si elenebilir. Ruhsatı almış olan bir ilaç artık etiketi ile üretime başlayacak seviyeye gelmiş demektir.

Lakin, ki ruhsat alınmasıyla klinik araştırmalar sonlanmamaktadır. Ruhsattan sonra yapılan Faz IV çalışmalar ilaç hakkında topluma dayalı, yaygın bilgi birikimi, güvenlilik ve yan etkiler farmakovijilans kanalıyla izlenmeye devam edilir.

Evet, bir molekülün "ilaç" olarak nitelenebilmesi için, geçirmesi gereken yolculuğu bu şekilde özetlemiş olduk. Hepsi gereklimidir? Kesinlikle gereklidir. Bu konuda en küçük bir taviz verilmesi bile söz konusu olamaz. Bu aşamalara kimsenin de itiraz ettiğini düşünmüyorum.

İnsanların daha çok ve etkin şekilde tedavi olabilmelerini sağlamaya dönük fitoterapi uygulamalarında kullanılan fitofarmasötiklerin, bu farmasötiklere kaynak teşkil eden bitkilerin, yukarıda bahsettiğimiz aşamalardan geçirilerek ortaya çıkarılmasına da itiraz eden kimse olmaz kanaatindeyim. 

Tedavi, hasta, endikasyon, molekül gibi değişkenlere bağlı olarak çok uzun ve masraflı olan, bu süreci göğüsleme kapasitesinde bulunan büyük sermaye sahibi güçlü firmaların bu konuda yaklaşım göstermeleri gerekir. 

Bu yapılamadığı halde, bir sağlıkçının çıkıp, fitoterapi ile ilgili, yetersiz ve rastgele araştırma ve bilgilerle insan sağlığı tehlikeye atılıyor tarzında yaklaşımını yanlış bulurum.

Kaynakların yetersiz olduğu doğrudur ama kıt kaynak ve zamana rağmen, tıbbi bitkiler ve fitoterapi konusunda geçerli ve özverili çalışmalar yapılmaktadır. 

Bilmediğiniz bir şeyi reddetmek ve kötülemek en kolay ama ucuz olan yoldur. Bu nedenle yukarıda hakkını teslim ederek verdiğim bir molekülün ilaca dönüşme sürecinden, fitoterapötiklerin de nasibini alması için çalışmalar ve baskılar yapmak, insan canına ilaç olarak değen maddelerin alterantiflerini çoğaltmak, neticede hastalıkları iyi edecek yolları çoğaltmak hepimizin önceliği olmalıdır. 

Neden  fitoterapi ötekileştirilmektedir? Neden bitki dünyasında yapılması gereken ciddi araştırmalar ve geliştirmeler talep edilmiyor da, bunlardan uzak duran anlayış empoze edilmektedir? 

Çok çeşitli nedenlerle bu alandan elini eteğini çeken araştırmacıların boşalttığı alanlara, yetkisiz, eğitimsiz ve şarlatan bir çok kötü niyetli kimse dadanmakta ve insanları sömürmektedir. Fitoterapiye soğuk bakıp ondan uzak duranlar bu acı gerçeğin farkında değillermidir?

Yapılması gereken şey, önce zihinlerde ki zincirlerimiz kırmak, insanı koruyacak, daha konforlu yaşatacak ve daha sağlıklı kılacak bütün kaynakları ön yargı beslemeden, bağcıyı dövmeden ve ideolojik düşünmeden değerlendirmektir.

İlaç hammaddeleri, doğal, inorganik, mikroorganizma ve mantar, bitkisel veya hayvansal kaynaklı olabilmektedir. Drog dediğimiz şey, doğal kaynaklı ilaç hammaddeleridir. Anlamsız ve Bağnazca Bir Düşmanlığın Kurbanı: FİTOTERAPİ - 1
İlaç hammaddeleri, doğal, inorganik, mikroorganizma ve mantar, bitkisel veya hayvansal kaynaklı olabilmektedir. Drog dediğimiz şey, doğal kaynaklı ilaç hammaddeleridir.
Bu araştırmalar yapılırken, olası tedavi etkinlikleri konusunda bilgi edinilmeye çalışılır. Preklinik çalışmaların en önemli özelliği ilacın toksik tesirlerini ortaya koymasıdır. Pek çok molekül daha başlangıç aşamasında, ortaya çıkan preklinik etkilerden dolayı devre dışı kalır. Anlamsız ve Bağnazca Bir Düşmanlığın Kurbanı: FİTOTERAPİ - 2
Bu araştırmalar yapılırken, olası tedavi etkinlikleri konusunda bilgi edinilmeye çalışılır. Preklinik çalışmaların en önemli özelliği ilacın toksik tesirlerini ortaya koymasıdır. Pek çok molekül daha başlangıç aşamasında, ortaya çıkan preklinik etkilerden dolayı devre dışı kalır.




Bu haber 29.12.2019 14:25:18 tarihinde eklenmiştir.





Dr. Ecz. Ali Murat DUMAN Dr. Ecz. Ali Murat DUMAN tarafından hazırlanmıştır.


Haber Kaynağı : Özel Haber

Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Kurban Siz Olmayın

  • Kurban Bayramı Boyunca Sağlıklı Beslenme İpuçları

  • Bayramı Tatili İçin Seyahat Edecekler İçin Önemli İpuçları

  • Sağlıklı Zayıflama İstiyorsanız

  • Çocuklarda Lösemi Belirtileri Nelerdir

  • Dişinizi Sıkmayın

  • Kanser Hastaları Sıcak Havalarda Nasıl Beslenmeli

  • Ameliyatsız Göz Kapağı Estetiği

  • Sağlıkta Randevu Sadakati Masaya Yatırıldı

  • İstanbul Tabip Odası Seçimlerini Demokratik Katılım Grubu Kazandı

  • İTO Yönetimi Değişecek mi?

  • Çocuklarda Kafa Travmaları

  • Bahar Alerjisinden Korunma Yolları

  • ABD'de Sağlıkta Şiddette Son Durum

  • İdrar Rengine Dikkat

  • Böbrek Taşları Hayatımızı Zorluyor

  • Ramazan Sonrası Sağlıklı Beslenme

  • Sıcak Yorgunluğu

Benzer Haberler