Türk Tıbbı Onkoloji Derneği hastaya katkı sağlayacak, antikanser ilaçların yan etkilerini azaltacak, hastaya konfor sağlayacak, hastanın anksiyetesini azaltacak, maliyet etkin tamamlayıcı tıp yöntemlerini eğer bilimsel verilerle kanıtlanıyorsa tamamlayıcı olarak kabul edebileceklerini belirtmektedir
Türk Tıbbı Onkoloji Derneği hastaya katkı sağlayacak, antikanser ilaçların yan etkilerini azaltacak, hastaya konfor sağlayacak, hastanın anksiyetesini azaltacak, maliyet etkin tamamlayıcı tıp yöntemlerini eğer bilimsel verilerle kanıtlanıyorsa tamamlayıcı olarak kabul edebileceklerini belirtmektedir. Bu bakış açısı, tamamlayıcı tıp seçeneklerinin hastanın etkin tedavisinde değil, çok sınırlı sayıda olmak üzere, uygulanmakta olan konvansiyonel tedavinin yan etkilerininin hissedilmesini azaltmada kullanılabileceğini öngörmektedir. Bilimsel açıdan yeterli çalışma olmadan tamamlayıcı tedavi seçeneklerinin hasta tedavisinde kullanılmayacağı önyargısına varmak da bilimle çelişen bir yaklaşımdır.
Şu bir gerçektir ki, GEATAT yöntemleri arasında kanserli hastaların en çok başvurdukları yöntem fitoterapidir. Kullanılan bitkisel ürünlerin anti kanser ilaçlar ile etkileşimi sonucu etkin bir tedavi sağlanamamakta, ya da toksik etkiler artmakta hastaların sağ kalım oranları düşmektedir. Bunlar doğrudur. Ancak, bitkisel ürünlerin modern ve bilimsel olarak bir tedavi seçeneği olabilecek bilimsel çalışmaları yapmamak, bu konuda çaba göstermemek ve sonuçta bunları red etmek ne derece bilimin kabul edebileceği bir düşüncedir?
Herkesin bildiği bitkisel kökenli takviye edici gıdalar etiketi ile üretilen ve satılan preperatlar var.
Takviye edici gıdalar, 28737 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Gıda Kodeksi Takviye Edici Gıdalar Tebliği’nde (Tebliğ No: 2013/49), “Normal beslenmeyi takviye etmek amacıyla, vitamin, mineral, protein, karbonhidrat, lif, yağ asidi, amino asit gibi besin öğelerinin veya bunların dışında besleyici veya fizyolojik etkileri bulunan bitki, bitkisel ve hayvansal kaynaklı maddeler, biyoaktif maddeler ve benzeri maddelerin konsantre veya ekstraktlarının tek başına veya karışımlarının kapsül, tablet, pastil, tek kullanımlık toz paket, sıvı ampul, damlalıklı şişe ve diğer benzeri sıvı veya toz formlarda hazırlanarak günlük alım dozu belirlenmiş ürünler” olarak tanımlanmaktadır.
Bu konuda en önemli problem, bu ürünlerin olması gerektiği koşullarda üretilmesi, merdiven altı ve sakıncalı ortamlarda üretim yapılmaması, her adımda denetlenebilir olması ve etiketinde yazan ile içindekinin aynı olmasıdır.
Tüm bu bilgilerden sonra aşağıdaki önerilerde bulunabiliriz:
Gerek Cumhurbaşkanlığı Gıda ve Sağlık Politikaları Kurulu, gerek Sağlık Bakanlığı ve gerekse Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı bünyesinde yerini almış bulunan GETAT,
Bu haber 11.12.2019 18:03:09 tarihinde eklenmiştir.
Toplam okunma sayısı :

Dezavantajlı Bölgelerde İnme Vakaları Daha Geç Tanınıyor

Acil Servis Kalabalığına Yeni Bir Öneri

Karaciğer Dışı Kist Hidatik Tanısında Zorluk: Erciyes Üniversitesi’nden Dikkat Çeken Araştırma

Obezite Kalp Yetmezliği Riskini 3 Kata Kadar Artırabiliyor

Yüksek Doz Grip Aşısı Kalp Yetmezliği Nedeniyle Hastane Yatışlarını Azaltabilir

Cinsel Yönelimde Hormonların Rolü

Bilişsel Çelişki Teorisi

Egzersiz Bağlılığı İçin Ezber Bozan Yaklaşım!

Kronobeslenme

Grelin Hormonu

Ne Yediğiniz Kadar Ne Zaman Yediğiniz de Önemli

Yaz Aylarında Böcek Isırıkları ve Arı Sokmalarına Dikkat

Karpuz Süper Gıda mı? Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?

Mide Yanmasını Azaltan Besinler

Çocuğunuz İçin Sakin Kalın

Antibakteriyel Sabunlar Sandığınız Kadar Masum Değil!

Yaşlı Hastalar İçin Acil Servislerde Yeni Dönem: Geriatrik Acil Servisler

Kurban Bayramı’nda El Kesilerine Dikkat

2026© Bu sitenin tüm hakları saklıdır.